Aile, evlilik, ebeveyn olmak işlerinin modern zamanlardaki açmazlarını en güzel anlatan yazarlardan biri olan Starnone’nin yeni kitabı çıkmış! ‘Bağlar’ romanı ile gönlümde taht kurmuş olan yazarın dilini-yazım tarzını, usta çevirmen Eren Cendey sayesinde çok seviyorum. (Çevirmenlerin yaptıkları iş çok değerli ve onları -kesinlikle- yeteri kadar takdir etmiyoruz. )

Bağlar’ı 2019 başında okumuşum. Geçtiğimiz yedi yılda bir çok kişiye tavsiye ettim, övmelere doyamadım. Sonradan yayınlanan Sır ve Şaka ismindeki romanları da okudum ve beğendim (Şaka’yı daha çok). Yine de zirvede Bağlar var arkadaşlar.
İtalya’nın 100 yıldır devam eden prestijli ödülü Bagutta‘yı kazanan Yanlış Hedef’i merakla okudum. Başlangıç basit: Karısına gerçekten hayran görünen ve 3 küçük çocuğu olan 38 yaşındaki bir adam karısına yazdığı ” Seni seviyorum” mesajını yanlışlıkla iş arkadaşına gönderiyor. Gülüp geçeceği bu hata 160 sayfalık kargaşayı başlatıyor çünkü cevap: ”Nihayet. Ben de seni seviyorum.”
Son 30-40 sayfaya kadar azıcık sıkıldığımı itiraf edeyim. En fazla ne olabilirdi ki? Altı üstü kadına ”O mesaj sana yanlışlıkla geldi” demesi gerekiyordu fakat usta yazarlık başka bir şey arkadaşlar: Hikaye giderek açıldı ve sürpriz bir sonla bitti. Bir sürü soru işaretiyle.
”Beni hayretler içinde bırakacak şekilde üçüncü bir Claudia belirmişti: Yatakta uyanan o yepyeni figür kendi utançlarının gizi yüzünden en az benim kadar perişan görünüyordu. Uzaklardan gelen acıyı hemen tanımıştım, kim bilir kim tarafından ve kim bilir kaç tanesi yüzünden açılmış bir yaraydı ve o insanlar, onların talepleri, onu nasıl eğdikleri hakkında hiçbir şey bilmiyordum ve bilmeyecektim de. Öyle olunca kendimi yetersiz hissetmiştim ve kaçmıştım.” s.163
” Derin karanlıklardan çocuksu bir şiddet ihtiyacı yükseliyordu. Parçalanmak istiyordum ; bu kör ve sağır dünyanın parçalanmasını istiyordum, çok yalancıydı her şey ve alev alev yükselen bir haz hissettim çünkü sadık koca ve baba imgesini lekeliyordum. Doyumlu bir ilişkiye mayın döşüyordum. Sadece hatadan doğmuş hatalar yüzünden her şeyi yıkıp yerle bir ediyordum.” s.122

Final beni oldukça şaşırttı. Başka türlü mü olsaydı bilemedim. Bağlar ya da Şaka kadar katmanlı olmasa da Yanlış Hedef’e bir göz atın derim.
Türkçe yazılmış bir yorum/inceleme yazısı bulamadım. İtalyanca yazılmış bir yazı (Google otomatik çeviriyor) için tık tık.
Böyle bir kitabı daha varmış; duymamıştım.
Not: Diğer kitaplarıyla ilgili yazılar için tık tık.




