2026, Davraz Kayak Merkezi

Ocak 26, 2026
90
Views

Sabah 6.30 gibi yola çıktık. İlk molamızı hep olduğu gibi Yörem Restoranda verdik. Kocaman şöminesi ve ahşap tavanları ile çok sevdiğim bir mekan fakat fiyatları Bodrum seviyesine çıkarmışlar. Kahvaltı tabağı 500 lira, 1 pide 200-300 arası. Şükür ki çocuklar çoğunu yedi. Lezzet de eskisi gibi değil 🙁

Egemizin güzel güneşi ; insana durduk yere ”Yaşamak güzel şey” dedirtir.

2 tane daha şarj molası verdikten sonra otele ulaştık. Isparta Ramada Otel’in 70 metrekarelik aile odasında konakladık. Çocuklar için tamamen ayrı bir yatak odası olması ve genişliği sayesinde çok rahat ettik. Ayrıca çok sessizdi ki benim için aşırı önemli bir detaydır.

Otel terasından Davraz.

Eğirdir Gölü - Isparta - 2026 - Tripadvisor

Eğirdir Gölü, memleketin 4. büyük gölüymüş. Bayağı yerleşim var. Dik yokuşları ve dar sokakları ile bana Lizbon’u anımsattı.

Kayak merkezine çıkmak için ertesi günü ayarladık ve otelde biraz dinlendikten sonra sevgili doktor arkadaşım Berkan’ın tavsiyesine uyup Eğirdir Gölüne gittik. Elbette mevsim uygun değildi, epeyce soğuk ve rüzgarlıydı. Manzarayı seyretmek için en iyi noktalardan biri olan Baba Keyf Kafede oturduk. Kahvemizi içtik. Bahçeye çıkıp profesyonel makine ile resim çektik.

Akşam yemeği için google tavsiyesi ile Ferah Kebap’a gittik. Şarjımız yüzde 10’a kadar düşmüştü ama sıkıntı yaşamadık. Belediyenin katlı otoparkına (sadece 25 lira) bırakıp Isparta’nın tertemiz caddelerinde yürüdük. Çok ama çok soğuktu yine de 9 yıl önceki gülleri bulup fotoğrafımızı çekebildik.

Ferah, çocuklardan ve eşimden puan alamadı. Hatta Eren sabaha kadar birkaç kez kustu ve ishal oldu.

Ertesi günümüzü tamamen kayak merkezinde geçirdik. Bir gün önceden yine aynıarkadaşın tavsiyesi ile Resul isminde bir kayak hocası ile randevulaşmıştık. Telefonda adam, teleferikle nasıl yukarı çıkacağımı filan uzun uzun anlattı. Ben de kibarlıktan tekrar arayıp sormadım ve fırtınalı bir havada teleferikle dağın tepesine çıktık. Başka türlü de çıkmazdık zaten 🙂 Çok soğuktu arkadaşlar. Çocuklar kayak kıyafeti giydiği için nispeten daha az üşüdüler ama zirvede rüzgardan zor yürüdük ve koşar adım kafeye girdik. Hocayı aradığımda bana demez mi ” Aaa, siz zirveye mi çıktınız? Aslında aşağıda buluşacaktık!” . Neyse ki çok tatlı bir adamdı ve o da zirvedeymiş o esnada. Biz kahvemizi içerken yanımıza geldi, çocuklarla tanıştı. Hiç acele ettirmedi, yanlış bir şey yapmışız gibi davranmadı. Zor bela teleferiğe binip tekrar aşağı indik ve yarım saat gecikme ile derse başladılar.

Kırmızı kayak tulumu ile pek karizmatik oğlum

Günün sonunda mavi gözlüğü kaybettik.

Eren başlangıçta biraz huzursuz olmuş. Yapamayacağını düşünmüş ama çok tatlı Resul Hoca ve abisi ikna etmişler. Emre, yalandan düşmüş filan 🙂

Şubat 2017, yani 9 yıl önce. Zalimsin zaman.

Yaa, neden aynı pozu vermedik? Oğlanlar resim çektirmemek için o kadar mızırdandılar ki eski fotoya bakmayı akıl edemedim 🙁

Kayak malzemelerini Anka Kayak Odası’ndan kiraladık. Bir arkadaş sağ olsun, koca bir hurç kayak kıyafeti verdi de bir günlük aktiviteye on bin filan vermedik. Resimdeki köylü ablamız büyük bir sabır ve şefkatle oğlanları giydirdi. Akşam dönüşte malzemeleri teslim ederken Resul hocanın koyunlarına bakmak için ahırda olduğunu duyduk ve şaşırdık.

3. gün yoğun fırtına uyarısı vardı ve kahvaltı sonrası gecikmeden yola koyulup evimize döndük. Tadımlık da olsa kar ve kayak tecrübesi yaşamış olduk.

Teşekkürler hayat.

Kategori:
Günlük · Seyahat

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir