Geçenlerde bir akşam resmen alemlere aktım. Boş bir akşam icat ettim ve saatlerimi İmge kafede geçirdikten sonra sinemaya gittim tek başıma. Böyle bir çılgınlığı (!) en son ne zaman yaptım hatırlamıyorum. Sırada Müslüm var, onu da dört gözle bekliyorum.

Lady Gaga’yı tanımam etmem. Çiğ etlerden elbiseyle mi çıktıydı ne olduydu bir o zaman fark etmiştim. Kadın, bildiğin kenar mahalle kızı rolünde çok başarılıydı. Patlıcan burun, kocaya aşık olmak, evlilik teklifine sevinmek vs pek tatlı ve vefalıydı.
Pek güzel bir sahneydi

Film bir sinema klişesi olan, ünlü bir erkeğin ünsüz bir kadını keşfetmesini, ardından boynuzun kulağı geçmesini anlatıyor. Çok güzel miydi? Bence değildi ama Bradley Cooper abimizin hatırına severek izledik (Benim en sevdiğim filmi Çok Pişmiş‘dir bu arada) . Adam hem oynamış, hem yönetmiş hem çalmış hem söylemiş. Biz de izleyelim bir zahmet.

Kadının babası ne ayaktı, evdeki o adamlar kimdi anlamamıştım, galiba şoför arkadaşlarıydı çünkü adam VİP’lerin şoförlüğünü yapıyordu. Şimdi fark ettim.

Grammy töreninde adamcağız (Bradley Cooper) körkütük şarhoşken ve habire tuvalet sorarken neden sahneye çıkarıldı? Yok muydu bir aklı başında kişi çözemedim. Alkol-uyuşturucu korkunç bir şey bir kez daha fark ettim. Ünlü olmanın sorunları, şöhret basamakları çıkılırken kaybedilenler vb satır başları çok özet geçilmişti. Sanki Bradley abimiz ”Çok iyi sesim var” demek için bu filmi çekmiş gibiydi. Şarkılar çok fazlaydı, kliplerle doldurulan Türk dizilerini hatırlattı, kötü veya sıkıcı değildi ama  müzik epey yer tutuyor filmde ve huyum olmamasına rağmen biter bitmez fırladım salondan.

”Ağlayarak izledik” cümlesini hayretle okudum. Mutlu son olmayacağını ben bile anladım.

Öncesinde uzun zamandır yapmak istediğim bir şey yaptım. Beşten sekize kadar İmge’de kitap okudum. Çoğunlukla Vücudunuz Hayır Diyorsa‘yı. Benim hep inandığım gibi kronik stresin ve hayır diyememenin birçok oto immün hastalığı ve kanseri tetiklediğini kendi vakaları üzerinden anlatmıştı yazar. Çaylar ve ıslak kek eşliğinde pek güzel saatler geçirdim.

Kitaplar arasında olmak çok iyi geliyor ruhuma. Belki de sadece okumak..Keşfetmek. Başkalarının sesini duymak, zihinlerinin içine girmek. Yazmak başka bir kafa galiba.

Bloga dönüş yazısı oldu bu, umarım devamı da gelir. İyi geceler herkese..

E-POSTA ABONELİĞİ

Aşağıdaki kutucuğa e-posta adresini yazarak her yeni makaleden anında haberdar olabilirsin

Abone olduğunuz için teşekkür ederim.

Bir şeyler yanlış gitti. Lütfen tekrar deneyin.

3 YORUMLAR

  1. Oğlum ara tatilde eve geldiği için, bu birkaç gün onu bırakmak istemediğimden gidemedim bu filme. İlk fırsatta gideceğim ama. Normalde belki dikkatimi çekmezdi ama Barbra Streisand'lı versiyonunu bilmem, aynı filmin Sezen Aksu'lu Minik Serçe yorumunu sevmem, bu filmi de izleme istediği yarattı. Bradley Cooper'ı da ilk yönetmenlik denemesinde merak ettim doğrusu. Severim kendisini:)

  2. Lady Gaga'yı ben deo etlikostümünden bilirim ve de sinemayla falan ilgilendiğini de hiç düşünmemiştim… Bazı yorumlardan oldukça başarılı olduğunu da okudum ama izleyince karar vereceğim artık…

    Hoşgeldin bu arada 🙂

  3. Filmi merak ediyorum ama yakın zamanda izlemem artık 🙂

Bir cevap yazın