Birkaç gün önce ikizler dolunayı varmış. Saf Bilinç grubundan Oğulcan Bey’ler ücretsiz bir çalışma duyurdular. Katıldım ama yarım saat sonra içim sıkıldı ve bitmeden çıktım ki 2.5 saat sürmüş. Bana fazlasıyla soyut, uçuk-kaçık geliyor böyle işler ama online grupta güzel yorumlar yapılınca oturup izledim. Aklımda kalanları yazayım. Bazı noktalar belki sizlere de ilginç gelir.
3 soru üzerine yazdık-çizdik:
1. En çok hangi alanlarda ”veren” olmak beni -daha fazlasının isteneceğini düşündürerek- korkutuyor?
2. Birine herhangi bir şeyi aslında daha fazla ”vermek” istediğim halde o kişi bunu hak etmediği, benden özür dilemediği, yeterince ceza çekmediği için kendimi durduruyor muyum?
3.Kaynaklarını/ sahip olduklarını benimle paylaşması için kimleri harekete geçirmeye çalışıyorum?

Oturumun sonunda -grubun dînî bir bakış açısı yok- Kerim ismi ile bir çalışma yapılmış. Ses kaydından dinledim. Bana iyi geldi.
Bu bir farkındalık çalışması değil, içimizdeki bazı şeyleri hatırlama çalışması
Vermek her zaman ”EVET”, vermemek ”HAYIR” demek değildir. İçimizde ”Hayır” demenin cömert olmamak anlamına geldiğine inanan bir yer var. Vermek de vermemek de cömertlik olabilir.
Bir ihtiyacımızı ısrarla ”o kişiden” almaya çalışmak, bir tür ”Olduracağım” inadı olabilir. Hayır da bir ikramdır. Bir kapı görürüz, ihtiyaç duyduğumuz şeyin sadece o kapının ardında olduğuna kendimizi inandırırız. O kapı kapalı olabilir ama istediğimiz şey hala mevcuttur.
40 trilyon hücremizden bir kısmı nefret enerjisi ile doludur ve nefretin sonucu ”ayrı düşmektir”. Hücrelerin arasında kavga çıkması gibi düşünülebilir – hastalıkların oluşmasına katkıda bulunur-
Nefretin olduğu yerde bir dava vardır ve nefret edilene beddua edilir. Bu aynı havuzda olduğumuz biri varken suya asit dökmek gibidir ama o yansın diye kendimiz de yanmaya razı gelmişizdir. Nefretten cömertliğe geçiş yavaş, aşama aşama ve sistemin adaletine güvenerek olabilir.
Tekamül, ekleme değil çıkarma işidir.
Bana iyi gelen cümleleri paylaştım. Neler düşündürdü sizlere?





TÜM YORUMLAR
Bizzat katıldığım ve kendimce en iyi şekilde faydalandığım bir alışveriş oldu.
Son 5 buluşmayı yazamadım bir türlü. Sizin adınıza çok sevindim.