Bu Aralar Hayat: Bir Sürü Kitap ve Başka Güzel Şeyler

Nisan 3, 2026
34
Views

Yılın en güzel zamanı geldi. Her yer çiçek. Mimozalar ve mor salkımlar açtı; Allah’ım nasıl bir güzelliktir bu? Hava mis. Ne yakıyor ne üşütüyor. Çoğu sabah içimde nedensiz bir mutlulukla uyanıyorum. Belki bu ayda doğduğumdan ; bahar bana iyi geliyor.

Son zamanlarda neler okumuşum, nelerle mutlu olmuşum unutmadan yazayım. Evet, bu yazı mutluluk dolu olacak 🙂

Ev, Kadınlar, Seks, yazardan okuduğum ilk kitap. Sanırım Insta’da denk geldim. Çok beğendim dostlar. 20 yıllık evlilikten sonra terk edilen bir adam, kendi elleriyle yaptığı evin mutfağında içki içiyor ve karısı karşısındaymış gibi konuşuyor. 110 sayfalık bir monolog! Hiç sıkılmadım.

”Biliyor musun artık ne düşünmeye başladım? Sizin o sözde gizeminizin ardında hiçbir şey olmadığına inanmaya başladım. Kadının gizemi; gizemli yaratık kadın, ceylan, peri, büyücü. Bazen hayallere dalıp pencereden baktığınızda ve gözleriniz parladığında sadece kurallarınız olduğu, onun dışında başka hiçbir şeyiniz olmadığı  duygusuna kapılıyorum. ” s.57

”İnsan sizi 20 yıl boyunca beslesin; hamileliğiydi-doğumuydu vs her şeye katılsın hatta akşamları oğlunu etüt merkezinden alsın, size bir ev yapsın ve sonunda ‘ Ya ev işlerine ve çocuğun yetişmesine katkıda bulursun ya da evden gidersin’ densin! Bu mektup senin haksız taleplerinin belgesi. Hele sonu! İnanılmaz! Karşılıklı suçlamalarımızın ötesinde nihayet beni düşünecek boş zamana ve mesafeye sahip olmuşsun. Sen! Karşılıklı suçlamalar! Nihayet beni düşünmek! Bununla nihayet kendi foyanı açığa çıkardığının farkında değil misin? Bununla nasıl bir egoist olduğunu belgelediğinin farkında değil misin? Hiçbir zaman beni düşünmediğini.” s.78

Her yıl mimozaların olduğu fotoğraflarda güzel sarı bir fincanım olsun istiyordum; bu yıl gittim ve aldım. Bir fincan için yüksek sayılabilecek bir para ödedim ama iyi ki yaptım.

Yine Insta’da gördüğüm Son Bakış, aşk uğruna yollara düşmüş bir kadının Türkiye’deki yaşamından acıklı bir kesiti anlatıyor.  Kadın, hastabakıcılık yapıyor. Çalıştığı evde, sokakta, her izin gününde ısrarla aynı saatte gittiği kafede bile kendini ”görünmez” hissediyor. Tina’nın hikayesi beni hiç çekmedi. Yine Türk kadın yazar. Yine dram yine arabesk.

Kulübün mart kitabı Duvar’ı bitiremedim. İtiraf ediyorum. Chat’e sordum bu kitap ne anlatıyor diye. Chat’in söylediğine inanmadım, emin misin dedim, eminim dedi.

Bu güzel insan sayesinde hayatıma Shakespeare girdi 🙂 Tıpkı Hamnet izleme saadeti gibi. 

2012 yapımı Django Unchained filmini Netflix ana sayfada görünce baştan sona izleyesim geldi. Koskoca Tarantino yazmış ve çekmiş; 10 kere de izlenir. Çok sert sahneler var; zencilere yapılan korkunç muamele ve işkenceleri izlemek çok acı verici. Neyse, başladım, 1 saat sonra çocuklar geldiler ve bitene kadar beraber izledik.

Bir ödül avcısı olan Dr. Shultz, peşinde olduğu iki suçluyu bulmak için aslında köle olan Django’yu yanına alıyor ve birlikte adam öldürmeye başlıyorlar. Bir noktada Django, zorla kendisinden koparılan karısı Broomhilda’dan bahsedince aslen Alman olan doktor, Broomhilda’nın sahiplerinin Alman olduğunu anlıyor çünkü bu isim ünlü bir Alman efsanesinden alınma: Broomhilda ve Sigfried.

Peşinde oldukları suçluları bulup öldürüyorlar fakat doktor, Django’ya karısını kurtarması için yardım etmek istiyor. ”Neden” diyor Django, ”Neden umurunda olsun ki? ”

” Bir Almanın, gerçek bir Sigfried’le tanışması müthiştir ve bir Alman olarak Broomhilda’yı kurtarmana yardım etmek boynumun borcu. ”

Bu cümleyi duyduğumda içimde minik yıldızlar parladı: Kimlik, aidiyet, bizi biz yapan hikayeler, anlam arayışı…Hepsi 10 saniyelik bir sahneyle bu kadar güzel anlatılabilir mi?

File:Siegfried awakens Brunhild.jpg - Wikimedia Commons

Django Unchained' pays homage to Wagner's 'Siegfried' - Los Angeles Times

Bir cümle ile yaşamın anlamını bulduğunu sananlar ; iyi ki varız 🙂

Kendime beslenme çantası aldım 🙂 Market poşetleriyle saklama kabı taşımaktan bıkmıştım. Kızlarda görünce hemen atladım. Çok güzel değil mi?

Ahmet Altan’ın yeni kitabı çıkmış! Hem de Ragıp Bey, Dilara Hanım ve Nizam var. Yaşasın 🙂

Dün İmge’de takıldım 1 saat. Portakallı tiramisu yedim ve hep olduğu üzere psikoloji kitaplarını inceledim. I ıh, hiçbiri çekmedi beni.

Yakışıklı oğlumla matematik özel ders yolları. Arabada bekledim 1 saat ve şu şahane videoyu izledim:

Evet, sayın Hasanoğlu, dünyanın bütün oyuncakları sizin olamaz. Bazılarından vazgeçmek zorundasınız!

Bu yazıyı şu şarkı eşliğinde okumanız tavsiye edilir :

Kategori:
Eren Büyüyor · Genel · Günlük · Roman

TÜM YORUMLAR

  • Yaa aynı markanın beslenme çantasını kullanıyormuş. Benimkisi filli milli mavimsi. Bizim kız fazla çocuksu bulunca ben aldım. Kendi de çocuk halbuki😄 flu tv cokk izliyordum bı ara. İlker canikligilin her şeyini izliyordum.

    Aliye Nisan 4, 2026 4:36 pm Yanıtla
  • Mimozalar ve mor salkkımlar ayyy yaz gelmiş size, bizde daha dallar çıplaaaak!
    İlk bahsettiğin kitaptaki alıntılar çok ataerkil geldi bana, öyle mi devam ediyor kitap yoksa dnüşüyor mu merak ettim..

    Sade'Ce Nisan 5, 2026 12:54 pm Yanıtla
    • Selam Ceren. Ev, Kadınlar, Seks bir monolog. Kendini hep haklı ve değeri bilinmemiş zanneden evrensel erkeklik egosunu anlatıyor aslında. Evet çok ataerkil. Bir kadının erkek algısını bu kadar iyi ”ifşa” etmesi olarak gördüm ve çok beğendim. Neyse ki kadın adamı terk edebildi ve adam, koca evde tek başına, alkol alıp kendi kendine konuşarak layığını buldu.

      Aydınlık Yüz Nisan 7, 2026 11:15 am Yanıtla
  • Çantaya ayrı, mimozalara ayrı bayıldım 🫠🫠😍

    Bahar Nisan 6, 2026 6:40 pm Yanıtla

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir