Bugün 30 ağustos. Bayram ve haftasonları ile beraber 20 gündür evdeyim. Bayram tatilinde iki nöbet tuttum eşim de icapçı olunca bayramı Bodrum’da geçirdik. Üç geceliğine misafirimiz geldi memleketten. İyi oldu. Farklı bir ruh haline girmek için en iyisi misafir ağırlamak. Onları ve Kamboçya’dan gelen eski dost Astrid ve Max’ı uğurladıktan sonra pazar sabahı yola çıktık. İlk kez kendi aracımızla memleketime gittik. Yeni otoban _İzmir-İstanbul_ sayesinde aşırı yorulmadık ve iki mola ile akşam altı gibi eve vardık.

Batı Karadeniz’de yer-gök fındık olmuştu. Her evin bahçesinde az ya da çok fındık serili ve herkes fındık toplama telaşındaydı. Teyzelerimden üçünü hiç göremedim. Üçünü de ayak üstü görebildim. Anneanne- babaannemi ziyaret ettim. Bursayı geçer geçmez başlayan serinlikle mest oldum. Uzun kollu pijamalar ve battaniye ile uyumanın keyfini nasıl anlatsam? İtiraf etmeliyim ki gidiş motivasyonlarımdan en önemlisi on gün de olsa ağustos ayını kısaltmaktı.

Bir günümüzü Efteni Gölü ve Güzeldere Şelalesi’ne bir günümüzü Sapanca’ya ayırdık. Bir gün de Düzce’ye gidip anılarımda pek çok yeri olan Yamaç Kardeşler Lokantasında köfte yedik. Spor Sokak’da dolanıp Eren’e okul çantası bile aldık. Aynı günün akşamı arkadaş ziyareti için Bolu’ya gittik. Geriye kalan zamanımızı evde hep birlikte takılarak geçirdik. TRT Belgesel kanalını keşfettik ve harika programlar izledik dördümüz. Çocuklar tepe tarladaki halı sahayı keşfetti ve neredeyse her gün top oynamaya götürdük onları.

Servet Kolonya

Yılda bir kez gidebildiğim Düzce bu sene bana epey köhne göründü. Estetik açıdan göz okşayacak hiçbir şey göremedim. Belki meşhur kolonyacı Servet’in dükkanı istisna olabilir. en küçük sokaklarda yol kenarlarında en şık sayılacak caddelerde bile irili ufaklı onlarca yüzlerce tabeladan başka göze çarpan bir şey yok. Gözü ve zihni bu kadar yormak tabelacıların görevi olmamalı. Ne kadar büyük olursa o kadar müşteri çeker diye mi düşünüyorlar bilemedim.

Kozahan

Dönüş yolunda bir gece konakladığımız Bursa’yı tahmin ettiğim gibi çok sevdim. Ruhu olan bir şehir. Kozahan- Ulu Cami- Tarihi Çınar ve Osman-Orhan Gazi türbelerinin bulunduğu Tophane’yi gezdik ve her birinden çok etkilendik.

İki gün önce döndük. Dün Eren’in doğumgünü telaşı ile geçti. Bugün alışveriş ve avm’de kahve molası ile.

Pazartesi iş başı. Salı Eren’in öğretmeni belli olacak. Perşembe cuma ilkokul birler için alıştırma günleri. 9 eylül pazartesi okullar resmen açılıyor ve hayatımızda yeni bir dönem başlıyor.

Kısa kısa haberler böyle. Bloga çok ara vermemek lazım. Her yazı istediğim gibi olamıyor maalesef ama bu şekilde de olsa yazmak bana iyi geliyor..

E-POSTA ABONELİĞİ

Aşağıdaki kutucuğa e-posta adresini yazarak her yeni makaleden anında haberdar olabilirsin

Abone olduğunuz için teşekkür ederim.

Bir şeyler yanlış gitti. Lütfen tekrar deneyin.

Bir cevap yazın