Mermer Adam Kitap Yorumu

Kasım 11, 2022
61
Views

Yüz yirmi beş lira vermeye elimin bir türlü varmadığı kitabı bir cinnet anında aldım gitti. Ne kadar çılgınım (ve zenginim) değil mi? O gün yaşadığım anksiyete krizini ancak böyle bir kitap hafifletirdi.

Beğendim mi? Evet.

Bir daha okur muyum? Evet.

Çok mu sevdim? Hayır.

Nazi Almanya’sında geçen hikaye 600 sayfa. İnsanlık tarihinde yaşanmış çok trajedi var ama 1940’lardakine yürek dayanacak gibi değil. Sonlara doğru bu kitabın esas ilham kaynağının korkunç doktor Josef Mengele olduğunu anlıyoruz. Saf ve üstün Alman ırkını yaratmak için akla hayale sığmayacak işkenceler icat eden Mengele’nin bir projesi yüzünden bu cinayetler işleniyormuş aslında. Bu kadar acımasız olan Hitler ve şürekası aynı zamanda ” Her şeyi kaydetme ve dürüstlük” saplantısına mı sahipti? Yine onlar sayesinde bu kadar çok şey biliyoruz o karanlık dönemle ilgili belki de.

Cehennemin baş köşesinde olmayı senden daha çok hak eden yok Mengele.

1940’larda Hitler hakimiyetindeki Berlin’de, Nazi sempatizanı iş adamlarının eşleri olan kadınlar peş peşe öldürülmeye başlanır ki her biri birbirinden zengin, güzel ve gençtir. Hunharca katledildikten sonra karın içi organları boşaltılan cesetlerin ayakkabıları da kayıptır. Olaylar fazla ses getirmesin diye bir SS subayı olan Franz soruşturmanın başına getirilir. Franz ipuçları peşinde koşarken ekibe iki kişi daha katılır. 600 sayfa boyunca katil kovalayan, en küçük delile hatta çılgınca söylentilere bile dört elle sarılan kişileri kısaca tanıtırsam:

  1. Franz : Acımasız bir Nazi subayı. Köy kökenli.
  2. Minna. Ünlü bir ailenin aykırı kızı. Zengin. Psikiyatrist olmuş, alkolik, kendini harap bir akıl hastanesine kapatmış.
  3. Simon. Ufak tefek, çok şık, statü peşinde bir psikiyatrist. Hiç çekinmeden hastaları ile seks yapıyor. Hastalar Berlin sosyetesinin ünlü hanımları ve öldürülen kadınlar da bu hastaların içinden seçilmiş.

Üç karakter de birbirinden sevimsiz geldi bana ve hikayenin içine bir türlü giremedim. Grange ustanın bir şablonu var. İlk olarak detaylarıyla şok olacağımız seri cinayetler, sonra katil kesinlikle bu diyeceğimiz bir kaç kişi ve en sonunda ters köşe. ”Katil uşak” durumu olmuyor hiçbir zaman. Bu romanda da aynısı geçerli. 500 sayfa boyunca 2-3 katil adayının peşinde koşuyoruz ama finalde şok oluyoruz çok şükür.

Frederich Strase’yi biliyorum mesela

Kitaba çok bayılmasam da Berlin faktörü sayesinde severek okudum. Berlin benim için herhangi bir şehir değil. Malum; 25 yıldır hayatımın arka planında usul usul akıp giden bir Almanya hikayesi var. Kitapta geçen pek çok mekan, cadde vb tanıdık geldi mesela hikayedeki maktüllerin düzenli olarak toplaştığı Adlon Otel’in beş yıldızlı lobisinden anneciğim, kardeşim ve bebek arabasındaki Emre ile adeta mülteciler gibi acayip bir garibanlık havasıyla geçmişliğimiz var (Tamamen tesadüf eseri).

Adlon Otel

Eleştirecek şeylerden biri de Almanca yazılmış rütbeler ve birçok kelime (Reich ?). Obergruppenführer vb uzun ve hiçbir tanışıklık hissi vermeyen kelimeler okuma keyfimi epeyce azalttı. Zaten Almanca deyince şöyle bir duracaksın: Bütün dünya doktora doktor derken Almanlar arzt der mesela. Kaba ve zor bir dil. Grange kitaplarını çeviren Tankut Gökçe bu işi çok iyi yapar aslında; Kongo’ya Ağıt’ta da Afrika dilinde tek tük kelimeler vardır. Romana bir tür yerellik katar ama şöyle bir görünür kaybolur o kelimeler. Mermer Adam’da neredeyse her sayfada pek çok Almanca kelime gözümü kulağımı tırmaladı durdu.

Kafe Kranzler bugün de var; keşke gitseymişiz.

Grange her durumda okunur, en iyi anti depresandır. Sayfaları çevirir de çevirirsiniz. Merak unsuru hiç eksik olmaz. Yani şu soğuk günlerde çayınızı alıp tadını çıkartın. Teferruatı boş verin.

Not:

Ayakkabılarım ve pantolonumla aşk yaşıyorum. Kitap ise bir türlü ilerlemiyor, aslında çok güzel.

Etiketler:
· ·

TÜM YORUMLAR

  • Ayakkabılar da pantolon da son derece şık.
    Bazen para harcamak iyi gelecekse ruhuna ver gitsin. Ara sıra şımartmalı insan kendini.

    Sevgiler

    Küçük Joe Kasım 12, 2022 12:28 pm Cevapla
    • Aaaa Joe ! Nerelerdesin sen?

      Aydınlık Yüz Kasım 15, 2022 11:11 am Cevapla
      • :)buralarda

        Küçük Joe Kasım 19, 2022 3:27 pm Cevapla
        • Blogun aktif değil mi? Sadece davetliler mi ?

          Aydınlık Yüz Kasım 21, 2022 4:47 pm Cevapla
          • offf seni eklemedim mi ben bunca zamandır? blogu genel okumaya kapattım ve insanlardan mail adreslerini isteyip onlara izin verdiğimi sanırken bir gün baktım ki on kişiyi filan engellemişim istemeden. buradan okuyan olursa hepsinden özür diliyorum. çok sonra fark ettim. mail adresini buraya yazabilirsen seni tekrar ekleyeyim.

            Küçük Joe Kasım 25, 2022 8:16 pm
          • e.aydinsari@gmail.com .

            Dert etme, ne güzel bir sürü yazı birikmiştir şimdi okuyacak.

            Aydınlık Yüz Kasım 28, 2022 8:55 am
  • En az üç Grange okuduktan sonra ama hepsi gün sonunda aynı olay örgüsüne varıyor diyerek insan sıkılıyor. Yine de okumadıysanız Siyah Kan’ı öneririm.

    Huriye Kasım 14, 2022 3:39 pm Cevapla
    • Okumaz mıyım? Benim için Grange’ın en iyi 3 kitabı :
      1. Lontano- Kongoya Ağıt
      2. Siyah Kan
      3. Kurtlar İmparatorluğu

      Aydınlık Yüz Kasım 15, 2022 11:13 am Cevapla
  • Canım Elif Hanımcım, ojeleriniz, ayakkabılarınız saçlarınız… hayatınızda yeni bir başlangıçta mısınız? Çok yakışmış👍👍

    Aliye Kasım 19, 2022 7:03 pm Cevapla
    • Ooooo ne güzel bir yorum:) Şöyle bir sırtım dikleşti, boyum uzadı sanki 🙂 Teşekkür ederim Aliye.

      Aydınlık Yüz Kasım 21, 2022 4:46 pm Cevapla
  • Yazar çok seviliyor ama ben henüz hiçbir kitabını okumadım. elimde birkaç kitabı var. Onları okuyacağım, eğer seversem bütün kitaplarını okurum zaten 🙂

    Şule Uzundere Aralık 8, 2022 7:27 pm Cevapla
    • Lontano-Kongo’ya Ağıt bence başlangıç kitapları olmalı. Şahanedirler.

      Aydınlık Yüz Aralık 9, 2022 1:43 pm Cevapla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir