Rodos’da başlayıp devam edemediğim kitabı bu sabah bitirdim. Kırmızı Kazak’la aynı tadı bazen aldıysam da tekrar tekrar okuyacağım bir kitap değil . İrlanda’nın ne tarihini ne edebiyatını biliyorum ve adı geçen yerler, kitaplar hatta dil bile yabancı geldi. Sanırım bu nedenle biraz sıkılarak okudum. Bir yandan da İrlandalıları bizim Karadeniz ya da güney doğu halklarına benzettim. Milliyetçilikte aşırıya kaçmaları, konuşkan ve sıcak olmaları, çok çocuk yapmaları, açlıktan duydukları korku, savaş travması gibi pek çok şeyde ortak yanlarımız var. Çok şükür bizim coğrafyada alkol bu kadar yaygın değil. Okuduklarımdan anladığım şu ki İrlanda ve İskoçya’daki alkolizm korkunç boyutlarda.

Sanırım bu kitabı bloga yazamadım. Üstelik nerede olduğunu bilmiyorum. Düzce’de bırakmış olmalıyım. Shuggie Bain gerçek bir yaşam öyküsüymüş. Ödüllü ve NY Times’ın yüzyılın en iyi 100 kitabı listesinde. Alkolik bir anneye sahip olmanın ne demek olduğunu ilk kez okuduğum ve içimin sızım sızım sızladığı bir hikaye. Gerçekten yürek paralayıcı. Her türlü cefasına katlandığımız orta doğunun en büyük faydalarından biri alkole duyduğumuz antipati olabilir arkadaşlar.
Meltem Hocamız Dublin’de tam 3 yıl yaşamış. Neden gitti neden o kadar uzun süre kaldı bilmiyorum. Sürekli yağmur yağan, soğuk mu soğuk Dublin’de başından geçenleri anlatmış tatlı tatlı. Belli ki her şeye rağmen memleketi çok özlemiş. Son deneme olan ”eve dönüş”de gurbette kaç yıl yaşanırsa yaşansın kesin dönüş için saklanan kutulardan bahsetmiş.
Mary adında tatlı sert ev sahibesinin güzel yemeklerini, çok konuşmadan anlaşmalarını, Meltem hanımı tiyatroya, restoranlara sürüklemesini, İrlanda’nın acı dolu tarihini ne güzel anlatmış. Benim çok sevdiğim Maeve Binchy İrlandalıymış meğer! Onun ”Aşkı Yarın Yaşayacaksın” romanını okuyup çok sevdiğini görünce ayrıca mutlu oldum ve az önce dolap uygulamasında 65 liraya bulup satın aldım.
Adı geçen bazı kitapları not edelim ki Meltem Hoca’nın favorileri olduğu için hepsi alınır ve okunur:
- Claire Keegan: Emanet Çocuk
- Sebastian Barry: Çok Uzaklarda
- William Trevor: Yağmurdan Sonra
- Samuel Beckett: Godot’u Beklerken
- Oscar Wilde: De Profundis
- Alan McMonagle: Ithaca
- Paul Murray: Skippy Ölür
- John McGahern: Kadınlar Arasında
- Brendan Behan: Cenazeden Sonra
- Jonathan Swift: Alçakgönüllü Bir Öneri,
- Elizabeth Bowen: Son Eylül
- Molly Keane: Adabı Muaşeret
- John O Donohue: Anam Cara; Bir Kelt Bilgeliği Kitabı
- Brian O’Nolan: Ağaca Tüneyen Sweeney
- Anne Enright: Toplantı (The Gathering)
- Yeats: İkinci Geliş (şiir)

Ne güzel yazmış Burcu Karakoç…
Hocanın kitabında bir sürü yer de film adı vs olduğu gibi bir de tablonun ismi geçiyor: Hilelil and Hildebrand
Yaşam ne kadar zor olursa olsun sevginin var olacağını ve gündeliğin içinde parladığını anlatıyor 🙂

İçinizi ısıtacak bir kış kitabı arıyorsanız İrlanda Defteri tam size göre.
Not: Kitapla ilgili bir başka güzel yazı için tık tık





TÜM YORUMLAR
Ben epeyce sevdim bu kitabı. Ben de 2 seneliğine bir yere gidebilsem böyle günlük tutabilsem keşke dedim. Bu arada bir İrlanda dizisi önereyim ”Bad sisters’. Sevgiler, mutlu yıllar
Şimdilerde Almanya’da sanki Meltem Hoca. İnşallah bir de Almanya Defteri okuruz 🙂
Dizi önerisini kaydettim. Teşekkür ederim.
Mutlu yıllar 🙂
Bu sene çok severek okuduğum kitaplardan oldu İrlanda Defteri. Ve okurken yukarıda önerilen Bad sisters’ı eş zamanlı izledim, harika bir ikili oldu. Kitapta Meltem Gürle’nin bahsettiği yerleri dizide birebir gördüm, gülümsedim. Yanlış hatırlamıyorsam kitapta da bahsediyordu, Gürle akademisyen olarak Dublin Trinity College’a gidiyor, bir fellowship programı olmalı. Ve evet, şimdi Almanya’da yaşıyor, anladığım kadarıyla kalıcı olarak. Oradan da bir kitap geleceğine güveniyoruz.
Demek öyle…İçim buruldu kalıcı olmasına, onu dinleme-buluşma vb şansımız azaldı desene.
Kırmızı Kazak benim çok ama çok favorim. Kaç kişiye hediye ettim bilmiyorum. Benimkini tayini çıkan bir arkadaşıma verdim ve kendime yeni yıl hediyesi olarak almam gerek 🙂
Bad Sisters’ı listeye yazdım ki hayhuy içinde unutulup gitmesin.