Bu Kulübün Okuyamayacağı Kitap Yok: Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu

Ekim 21, 2024
135
Views

Kaktüs kitap kulübünün eylül kitabı meğer bir çok okur için ”Zor okunan kitaplar”  sınıfındaymış hatta başkanımız Şule,  bir üyenin seçimine müdahil olmayı ilk kez düşünmüş.

Türk insanına yeter ki ”Yapamazsın” de, inadına yaparız 🙂 Grup hem okumuş hem de öyle güzel yorumlar yapıldı ki hepimiz şaşırdık. Enerjisi en yüksek toplantılardan biriydi.

Kitap benimle kuzey başkentlerini gezip geldi. Aslında seyahat/sahil kitabı değil ama ödev ödevdir. Yapılır. Ötesi yok. Hele benim gibi aşırı okumaktan muzdarip birine ”Okuması zor” denmişse.  (Orhan Pamuk’un Sessiz Ev’i istisna. Onu gerçekten okuyamadım. Şimdilerde tekrar denesem mi?)Yine de bir ara dönüp Şule’nin videosunu dinledim ve o gazla devam edebildim.

Calvino bu kitabı 45 yıl önce yazmış; elbette zamanında çok fırtınalar koparmış olmalı ama günümüz için çok ”sıra dışı” değil.

Efendim, bence olay şu: üstat Calvino birkaç kez yeni bir romana başlamış fakat devamını getirememiş. Bu taslakları çöpe atmaktansa aklına harika bir fikir gelmiş ve 10 farklı tarzda 10 roman başlangıcı diyebileceğimiz parçalardan bir ”roman kolajı” oluşturmuş ; okur/yazar olmakla ilgili fikirlerini de büyük bir ustalıkla bu kurguya dahil etmiş.

Maalesef hızlı okuduğum ve bazı yerleri atladığım için fark edemediğim bir dipnot bütün kitabı çok net olarak hem de Calvino’nun kendi sözleriyle özetliyor:

” Bu, roman okumanın keyfine dair bir romandır; kahraman erkek okurdur ve on kez bir roman okumaya başlar ama kendi iradesi dışında gelişen olaylar yüzünden bu romanları sona erdiremez.  Bu nedenle hayali yazarlara ait olan on roman başlangıcı yazdım. Hepsi benden ve birbirlerinden farklıydılar :

Kuşkulardan ve karmaşık duygulardan oluşan bir roman;

biri tamamen kanlı ve sert, 

biri içedönük ve simgesel, 

biri varoluşçu devrimci, 

biri sinik kaba, 

biri takıntılı, 

biri mantıksal ve geometrik, 

biri erotik ve yoldan çıkmış, 

biri yeryüzüne ilişkin ilkel, 

biri kıyamete ilişkin- alegorik. 

Kendimi bu on romanın yazarlarıyla özdeşleştirmekten çok okurla özdeşleştirmeye çalıştım; ferçek ve doğru bir metni değil, belli bir türü okumanın hazzını sunmaya uğraştım. Gene de arada sırada bu var olmayan on yazarın yaratıcı enerjisinin beni sarmaladığını hissettim ama özellikle vurgulamak istediğim her kitabın başka kitapların varlığıyla can bulduğu, onlarla ilişki ve karşılaştırma içinde bulunduğu noktasıydı. ” s.8

Az-çok anlatabildim sanırım; Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu, bir çırpıda okunacak bir roman değil; kaldı ki ben bu metne zaten roman demem. Daha çok deneme türünde bir eser. Okur olmakla ilgili ciddi bir deneyiminiz varsa, okuma işine kafa yoruyorsanız zevk alacağınız, katılıyorum-katılmıyorum diyeceğiniz neredeyse ”interaktif” bir kitap.

Altını çizdiğim bazı cümleler:

” Vadinin dibindeki terasta genç bir kadın kitap okuyarak güneşleniyor. İki yazar dürbünle onu seyrediyorlar. ” Nasıl da gömülmüş kitaba, soluk soluğa okuyor! Ne büyük bir heyecanla çeviriyor sayfaları! ” diye düşünüyor huzursuz yazar. ”Kesinlikle o üretken yazarınkiler gibi müthiş etkili bir kitap olmalı! ”

” Nasıl da dalmış, derin düşünceler içinde kendini kaybetmiş, sanki gizemli bir gerçeğin önünde açılıverdiğini seyreder gibi” diye düşünüyor üretken yazar, ” Elbette huzursuz yazarınkiler gibi gizli anlamlarla yüklü bir kitap olmalı” s.171

” Okurlardan kitaplarımda benim bilmediğim bir şeyleri bulmalarını beklerim ama bunu sadece bilmedikleri bir şeyi okumayı bekleyenlerden bekleyebilirim.” s.181

” Elimizden kaçan bir şey olmalıdır çünkü iktidar etki edebileceği bir nesne, kollarını uzatabileceği bir yer arar. Dünyada sadece hile oyunları yapan biri olduğunu bildiğim sürece, okumayı okuma aşkına seven bir kadın olduğunu bildiğim sürece kendimi dünyanın devam ettiğine inandırabilirim” s.232

” Okumayı engelleyebiliriz ama okumayı yasaklayan kararnamede asla okunmasını istemeyeceğimiz gerçeğe ilişkin bir şeyler okunacaktır.” s.231

” Mutfaktaki malzemelerin tersine, burası canlı bir bölüm, tüketim bekletmeden yapılıyor. Sanki daha sana ait şeyler bunlar. Pek çok kitap çevreye dağılmış durumda, kimi açık, kiminin arasına bir ayraç sokuşturulmuş, kiminin sayfası köşesinden kıvrılmış. Belli ki birkaç kitabı aynı anda okuma alışkanlığın var, günün farklı saatlerinde dar da olsa evinin farklı köşelrinde farklı okumalar yapmayı seviyorsun: Komodin için seçilmiş gece kitapları da var, koltuğun yanına, mutfağa, banyoya yakıştırılan kitaplar da.”s. 147

(Hiçbir zaman banyoda-tuvalette kitap okumadım. Amerikan filmlerinde her gördüğümde şaşırdığım bir şeydir bu)

 

Moderatörümüzün tedirgin ve hevessiz geldiği toplantıdan büyük bir mutlulukla çıktığını, ”Artık bu kulüple her şeyi okuyabiliriz” dediğini gururla not düşüyorum. Sırada hem ismi hem içeriği ciddi merak sebebi olan bir kitap var:

” Fasulye Ayıklama Sanatı Üzerine Bir tez”

Not: Meltem Hocamızın da hakkında makale yazdığı bir konuda Calvino’nun düşünceleri için tık tık 

 

Kategori:
Günlük · Kitap Yorumu

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir