Bu Aralar Hayat- Yollar, Yağmurlar ve Robotlar

Şubat 16, 2026
33
Views

Yoğun bir ”beyin sisi” yaşıyorum. Zihnim hiç durmuyor. Biriyle konuşurken bile arka planda başka bir şey dönüyor. Evde dolanırken tek işe odaklanabilmek için sesli olarak ”Şimdi bulaşık makinesini boşaltıyorum” ”Şimdi sadece mutfak tezgahını siliyorum” gibi cümleler söylüyorum çünkü gözüm neye ilişirse elim o işe gidiyor. Kahve yapmak için makineye yöneliyorum, aklıma son aldığımız kahveyi beğendiğim ve birkaç paket stok yapmak istediğim geliyor, tabureyi koyup kahve paketine ulaşmam, resmini çekip webde aratmam gerekiyor ve içeceğim kahve yalan oluyor. Bu en basit örnek. Gün boyu, bu halde, başı kesik tavuk gibi oradan oraya geziniyorum.

Beynim sisli diye -şükürler olsun ki- hayat durmuyor. Emre’nin haftalardır  devam ettiği robotik kodlama kulübünün dün turnuvası vardı. Ne olduğunu pek anlamadığımız, oğlanın da ”Bir şeyler yapıyoruz işte” diye geçiştirdiği faaliyet meğer ne kadar kapsamlıymış. Hayretten hayrete düştüm. (Gurbet kuşum ”İnanamaya inanamaya yaşıyoruz” demişti; ne kadar doğru bir cümleymiş) . Velilere cuma günü bir sunum yaptılar da neyin içinde olduğumuzu fark ettim.

Özetlersem robotik kodlama kulübü  iki aşamalı bir çalışma yürütüyor. Her sene bir tema belirleniyormuş: Bu sene arkeoloji , geçen sene deniz biyolojisi, önceki sene uzay araştırmalarıymış. Bu tema etrafında bir proje ve bir robot geliştiriyorlar. İkisi birbirinden bağımsız. Bizim kulübün projesi yer altından çıkarılan her bir parçayı barkodlayıp yurt çapında bir envanter kaydı-arşiv oluşturmak hakkındaydı.

Robot kısmında ise bir kazı alanının resminin olduğu masada, legolardan oluşturulan bir robotun belirlenmiş 8-10 görevi – bazı parçaları almak-bırakmak, bir noktadan diğerine gitmek vb- yapması bekleniyor. İki buçuk dakikalık zaman sınırı var ve hakemler masaların başında durarak bir çizelgeye göre puan veriyorlar. (Detaylı bilgiler ve görseller @bilimkahramanlaridernegi hesabında var.)

Emre’nin takımı Maxima, Ege bölgesi turnuvasına katılan 40 takım arasında 2. oldu. Çok sevindik, çok gururlandık. Emre robotu yönlendiren 4 kişiden biriydi. Ortam bayağı coşkuluydu. Ödül ve kapanış töreni 3 saat sürdü ve 3 saat boyunca aşırı yüksek müzik çalındı. Tek rahatsızlığımız bu oldu. Bir de onlarca kişiye üst üste teşekkür etmeleri. Yani o isimleri biz aklımızda mı tutacağız? Kısaca söyleyin geçin. Jüriler, hakemler, gönüllüler, dernek üyeleri, meclis azası vs vs. Ne gerek var arkadaşlar? Gürültüsüz, telaşsız, eziyetsiz bir etkinlik mümkün değil mi?

Emre’nin dinozor kostümü çok sükse yaptı. İyi ki götürmüşüz.

Biz, İzmir’e bir gün önceden gittik. Kafam nasıl bulanıksa mont almadan arabaya binmişim. Neyse ki bu dağınıklığın artısı olarak bagajda 2 tane mont varmış 🙂 . Emre ile Söke’de şarj-yemek molası verip akşam olmadan Balçova’ya ulaştık. Agora AVM’nin otoparkında şarjı tamamlayıp, bir-iki mağaza gezmeyi planlamıştık ama 4 makineden ikisi bozuk ikisi dolu olunca doğrudan kuzenin evine gittik. Yedik, içtik, sohbet-muhabbet derken geç olmadan yattık. Aslında turnuvanın yapılacağı fuar 15 dakika uzaklıkta ama ben erken gitmek geç kalmaktan iyidir kafasındayım. 07.30’da hava aydınlanmadan binaya ilk biz ulaştık. Girişi bulamadık, 2 tur döndük.  O sırada insanlar gelmeye başladı.

İlk kez sınıftan 3 anne ile bir gün geçirdim. Biraz okul dedikodusu, çokça çocuklarımızı övmek, gelecek planları, portfolyolar, AP dersleri, mobbing işleri, para-pul mevzuları, epeyce turnuva heyecanı ve çok şükür mutlu son.

19.00 gibi yola çıkıp, yine aynı noktada mola verip 23.00 gibi evimize ulaştık. 7 martta aynı rotayı tekrar yapacağız, bu sefer ulusal turnuva olacak.

Ben bu hafta sonundan çok keyif aldım. Bol bol yeni insan tanıdım, sohbetler ettim, yeni şeyler öğrendim, oğlumla yan yana durdum. Ne kadar şükretsem az.

 

 

 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir