İlk 3 ay kuzunun sadece emme saatleri belliydi; 2.5-3 saatte bir.O sıralar 7-8 aylık bebekleri olan annelerin ”UYKU SAATİ geldi” gibi cümlelerini gıpta ile dinlerdim.Dördüncü ay başlarında bir de baktım ki bizim de uyku saatlerimiz olmuş ;uyandıktan 1.5-2 saat sonra uyumak istiyor minik.”Oh be” dedim ”oluyormuş hakikaten”.Sabah erken uyanan oğlum gün boyu bu ritimle devam ediyor akşamları da erkenden uykuya çekiliyordu hatta o sıralar kalmaya gittiğimiz annemlerde eş dost çocuk sevmeye geliyor,uyansın diye bekliyor,uyanmayınca biz biraz mahcup bile oluyorduk.Eve dönüş sonrası sanırım yol yorgunluğu ile kuzucuk sabah dokuz buçuğa kadar uyudu ve böylece ritim bozulmuş oldu.Bir de baktım ki sabahları dokuz bazen ona kadar uyuyoruz geceleri de onbir-onikiyi buluyoruz.Açıkçası sabahın köründe kalkmamak güzel geliyordu bana da.Gece on ikiye kadar ayakta duran çocuk sabah altıya kadar uyuyorsa hele değmeyin keyfime!Bazı günlerde yine erken kalkıyorduk ama erken yatamıyorduk bir türlü.Saat on-onbir olunca ben uyutma çalışmalarına başlıyordum ve bir saati aşan bu çalışmalar sinirlerimi fena halde geriyordu


Aynı zamanda iş arkadaşım olan ve sanıyorum ki artık emzirme ve uyku danışmanlığı sertifikası almaya hak kazanmış bir arkadaşım mailinde şunları tavsiye etti:

-Sabahları mutlaka erken uyandırılmalı (tercihen yedi,en geç sekizde)
-Gece uykusuna yatırılmadan önce en az dört saattir uyumuyor olmalı

Eh,gayet mantıklı tabi öneriler ama benim kuzu alışmış 3 saatlik döngüler halinde uyumaya.Beni bir sıkıntıdır aldı.Oldum olası uyuyan bir insanı -kim olursa olsun- uyandırmaktan nefret ederim.Uykusu gelmiş bir bebeği uyanık tutmaya çalışmak zaten tam bir eziyet ;bebek için de anne için de.

Erken uyanma işini şöyle hallettik ; gece geç yatınca sabah altı-yedi arası emmek için uyanan kuzuyu fazla rehavete kapılmadan alıp hemen salona indirdim.Henüz gayet sınırlı sayı ve çeşitlilikteki oyuncaklarını önüne koydum,çok da zorlanmadı ayılmakta.Asıl zor olan akşamüstü uyanık tutmak oldu.Saat dört oldu mu bebişten önce benim içim sıkışmaya başlıyordu.Beş buçuk gibi uyku mızırdanmaları başlayınca adeta sınava girecek öğrenciler gibi midemde burkulmalar hissediyordum.Gel gelelim kararlı bir anneye hangi güç engel olabilir?Ona da şöyle bir çözüm buldum bir-iki gün sonra; kuzuyu slinge koyarsın atarsın kendini sokaklara,bir saat kadar oyalanmaya çalışırsın,eve döndüğünde de yavaş yavaş uyku hazırlığına başlarsın.Bazen 15 dk daha kazanayım diye banyo yaptırıyordum mesela.Böyle süren bir haftanın ardından bir de baktık ki minik yedi buçuk sekiz gibi uyumuş bütün akşam da anne-babaya kalmış!Kesintisiz olmasa da uykusu ayılmadan devam edebildi uyumaya o günden beri.

Anne olmak da zor bebek olmak da. İyi ki diğer anneler var.Bu vesileyle sevgili arkadaşıma da teşekkürümü etmiş olayım.

ekim 2011, günün en mutlu anı

E-POSTA ABONELİĞİ

Aşağıdaki kutucuğa e-posta adresini yazarak her yeni makaleden anında haberdar olabilirsin

Abone olduğunuz için teşekkür ederim.

Bir şeyler yanlış gitti. Lütfen tekrar deneyin.

Bir cevap yazın