Rüyalar Anlatılmaz ; Nermin Yıldırım

Çok tatlıydı kitap. Nermin Yıldırım henüz ikinci romanında gümbür gümbür geldiğini göstermiş. Orta direk tabir ettiğimiz -artık olmayan- kesimi  çok iyi tanıyor. Köken olarak öyle bir aileden mi merak ettim. Kenar mahalle dilberi Perihan’ı çok derin ve doğru işlemişti örneğin. Yoksulluğun rutubet gibi içe işlediği evlerde büyüyenlerin  bildiği  tonla ayrıntı vardı Perihan karakterinin anlatımında.

Bir İspanyolla evlenip yurt dışına yerleşmiş ve ailesini yıllardır aramamış olan Eyüp bir gece ansızın ortadan kaybolur. Karısı Pilar bir umut, kocasının İstanbul’daki ailesini arar. Bu aile; abla Müesser, ortanca kardeş Veysel ve Veysel’in eşi Perihan’la oğlu Murat’dan oluşmaktadır.

Pilar kalkıp İstanbul’a gelir. Yanında kocasının rüyalarını yazdığı bir defterle. Uykusuzluktan, kabuslardan mustarip olan adamcağız bu deftere aslında bütün hayatının en karanlık noktalarını yazmıştır.

Sahnede bunlar olurken arka planda  İstanbul, Beyoğlu, aile dediğimiz derin ve karanlık çember, kadınlık-annelik-yoksulluk- namus belası olarak özetleyebileceğimiz çileler akar gider.

”Perihan’ı görmemişlikle suçlardı Veysel en çok. Görmemişti evet, bu nedenle sonradan gördüğü her şeyin kıymetini bilir, sevincini yaşardı. Yeni bir kıyafet aldı mı bayram sabahı giyinen çocuklar gibi kuşanır, bir an evvel kendini konu komşuya göstermek için can atardı. Yıllar boyu dayısının iki kızından kendisine kalanlarla idare etmişti. …Ödünç alıp kullandıklarının asıl sahipleri adeta onun da efendileriydi. O efendiler ödül nedir bilmezdi ama cezadan yana fazlasıyla cömertlerdi.” s.113

”Ne derdi anneannesi hep: Hırsızlık bir ekmekten, kahpelik bir öpmekten..” s.203

”Oysa bir genç kız için dün ya da bugün olmazdı. İlk düşünülmesi gereken sonrasıydı.” s.204

”Dilin senin vatanındır kardeşim, iki kere iki dört!” s.133

”Sonra Halit Akçatepe vardı filmde. Yoksulların en çok paylaştığı şeyi, yoksulluğu en güzel o paylaşıyordu. ”s.268

”Yeni yeni fark ediyordu sanki, birinin hayatında kendisinden daha kıymetli bir şey olmayışı katlanılacak yoksulluk değildi. ” s.276

”Her ev, her kapalı kapı, kendi talihsiz sırrını işliyordu acının delik deşik gergefine. Yangından ilk kurtarılacakların, ilk onların katli vacip kılınıyordu kıyım meclislerinde. ” s.330

Alıntı yapılan kitapların güzelliğine bakar mısınız?

Pek severek okudum. 10 üstünden 8 verdim 🙂

E-POSTA ABONELİĞİ

Aşağıdaki kutucuğa e-posta adresini yazarak her yeni makaleden anında haberdar olabilirsin

Abone olduğunuz için teşekkür ederim.

Bir şeyler yanlış gitti. Lütfen tekrar deneyin.

3 YORUMLAR

  1. Tam da Nermin Yıldırım ile yeni tanışmışken böyle güzel bir yorum daha okumak ne iyi geldi anlatamam 🙂
    Keyifli nice okumaların olsun

  2. Ben "Dokunmadan" kitabını okumuş ve tek kelimeyle hayran kalmıştım Nermin Yıldırım'a.

    Bu kitabı da ilgimi çekti, mutlaka göz atacağım. Teşekkürler güzel tavsiyen için

  3. Merhabalar,Blogunuzu sevdim.Takip ve izlemeye aldım.Bana da beklerim.(tariflimutfak/sibelinyemekleri).Başarılar dilerim.

Bir cevap yazın