”Biz aileden miyiz anne?” diye soruyor oğlum. ”Damadın ailesini piste bekliyoruz” anonsunu duyunca.

Evet oğlum biz ailedeniz. Bir aileden olabilmek için ne çok uğraştım bilsen. Kimlere kimlere yanaştım ailedenim diyebilmek için. Ben böyle bir insan mıyım diye sorarak, kendimi yadırgayarak ne tavizler verdim. Konuşulması gereken yerlerde sustum. Aslan sanırken kendimi, süklüm püklüm bir kedi yavrusu oldum. Bana azıcık ilgi gösteren, şefkatini hissettiğim, işimi kolaylaştıran her insana hesapsızca yaklaştım. İçimi açtım. Yaralarımı gösterdim. Hiç oralı olmayan, kromozomlar içindeki sonsuz ATCG zincirleriyle yapılabilecek tek şey boş vermişliği hayat felsefesi olarak kodlamakmış gibi davranan erkeklere inat hep oldurmaya, yoktan var etmeye, iskambil kağıtlarından gökdelenler yapmaya kalkıştım.

Oysa ne güzel yazmıştı Ece, Muz Sesleri‘nde:

” Kadınlar her sabah kalkıp başka bir hayata başlayabilirler ama erkekler..Bu topraklarda erkekler öyle bir yerinden yaralı ki ne kadar sevsen geçmez. Bütün erkekler bu yüzden seviyor savaşı. Kadınların kalbini kırmak için kutsal nedenler veriyor bize. Orta doğulu erkeklerin iyileşmez yaralarına bir tek barut iyi geliyor. ”

Ece’nin de bildiği üzere sonunda kadın yorulur. İskambilden kule tesellisi en fazla kırk yaşa kadar götürür. Sonrası gün doldurmak, dünya denen şu eğri yuvarlakta. Ece de çareyi yaban ellerde arıyor nitekim.

Nasıl oldu da gerçek hayata yerleşemedim? Yerini bulamamış, yanlış toprağa düşmüş bir tohum muydum? Kitapların ve filmlerin dünyasına kaçtığımı anlıyorum şimdi. Çok okumak, çok izlemek..Hep seyirci olmak, kendini bir filmin- bir roman sahnesinin içinde yaşıyor gibi duyumsamak..Ben hep böyle yaşadım.

Artık kelimelerin kifayetsiz, şarkıların güzel olduğu bir noktadayım. Anlatmanın yolunu bulamıyorum, anlayacak kimse de kalmadı. Herkes her şeyi biliyormuş gibi. Eksiksiz gibi. Kimsenin bir şeye ihtiyacı yok gibi. İhtiyacı olduğunu bildiklerim de benimle aynı noktada. Anlatmak da bir anlatmamak da. Ölmek de bir kalmak da.

Gelme artık neye yarar noktasındayız hepimiz. Geçmiş olsun.

E-POSTA ABONELİĞİ

Aşağıdaki kutucuğa e-posta adresini yazarak her yeni makaleden anında haberdar olabilirsin

Abone olduğunuz için teşekkür ederim.

Bir şeyler yanlış gitti. Lütfen tekrar deneyin.

2 YORUMLAR

  1. Elif hanım, keşke şu an size sarılabilseydim. Ne de güzel yazmışsınız. Kaçıncı okuyuşum, hala ağlıyorum.

    1. Yorumunuz da beni ağlattı..Çok teşekkür ederim, ben de size kocaman sarılıyorum.

Bir cevap yazın