Blogların altın çağını yaşadığı 2000’lerin başında ortalığı kasıp kavuran Siminya iki kitap yazdı. Biri bu diğeri de Kız Kısmı . 2015’den beri bloguna yazı eklemiyor ama girin okuyun eski yazıları. On numara yazardır kendisi. Alayına isyanı onun kadar ”usulünce” yapana rastlamadım. La Bu Anneler Ne Etti Size başlıklı yazısını anneler gününde sağa sola göndermekten hala hunharca zevk alırım .

Kitabı beklediğimden daha acıklı buldum. Benim zihnimdeki Siminya ile bağdaştıramadım. Bu kadar koyu bir gecekondu yaşamı, yoksulluk, ihmal edilmişlik beklemiyordum. Helal olsun, şimdilerde ne yapıyor, sağ mı salim mi bilmiyorum ama o sefaletten çıkıp, okula gitmeden bu noktaya gelmek büyük başarı.

Yazılarındaki baskın ton olan ‘acıyı mizahla örtme’ çabası kitapta bol bol var ama güldürmüyor. Köpek gibi acı çekerken ”Acımadı ki ” diyen çocuklara benziyor bu mizah çabası.

Kitabın konusu ne?

Ankara’nın en dış mahallerinden birinde , dayakla, sinir bozucu, ukala küçük ablası Zehra’nın aşağılamalarıyla, gariban annesi ve eve uğramayan, alkolik babası ile açlık sınırında yaşıyor. Tek arkadaşı Derya babasının yaptığı bir kazada beynine darbe almış ve yatalak. Onu ziyarete gidiyor ara sıra. Bir gün mahallelerinde bir yabancı beliriyor; Nihat. Güya oralarda bir yerde dükkan açmışlar. Kız oğlana tutuluyor ve bunca eziyetin içinde baya baya ilişki yaşamaya başlıyorlar. Tabi hep kaçak göçek. Yine de baya baya buluşuyor, sevişiyorlar. Nihat onu seviyor mu, yalancı mı, kendini ona nasıl beğendirir, o yaşlarda bir kızın özgüven sorunları, derken adamın bir süreliğine diye gidip aylarca gelmemesi , araya giren eski arkadaş Ergün kitabın yarısını oluşturuyor. Sonu da elbette mutsuz son.

Kitapta sık sık Arkadaş Z. Özger isminde bir şairden alıntı yapılmış

Tekrar okur muyum? Sanmıyorum. Yine de bu yazıyı yazarken biraz karıştırdım ve elimden bırakamadan okudum. Akıcı bir dili var.

Her gün ama her gün kalbimi ağrıtan onca haber duyduğum şu fani hayatımda artık dram okumak istemiyorum. Ne çok acı var, ne çok..Az ötemizde, yan evde, komşuda yaşananları bilsek delirir miydik? Delirmezdik sanırım, yaşar giderdik yine. Siminya bizi bununla tekrar tekrar yüzleştirecek gibi duruyor.

E-POSTA ABONELİĞİ

Aşağıdaki kutucuğa e-posta adresini yazarak her yeni makaleden anında haberdar olabilirsin

Abone olduğunuz için teşekkür ederim.

Bir şeyler yanlış gitti. Lütfen tekrar deneyin.

Bir cevap yazın