Motorla Ayvalık-Midilli- Foça Turu

Hastanedeki motorcu grubu sayesinde tam dört gün süren, 1000 kilometreden fazla bir yolu motorla gittik geldik. Mevcut motorumuz uzun yola uygun değil, kiralamaktan başka seçeneğimiz yok. Bizim çabamız sonuçsuz kaldı çünkü böyle büyük motorların kiralanması pek mümkün değil. Eş dost sağ olsun; çok üzüldüğümü duyup seferber olmuşlar.

Motorumuz Yamaha Tenere:

Arkada oturmak son derece rahat. Sırtımı yaslayabildiğim için istesem kitap bile okurdum:) Giderken yavaş gittik, dönüşte hep 130-140 km hızla geldik, müzik dinledim ara ara. Tabi çok rüzgar sesi oluyor. Saat başı mola verip yürümek, bacakları hareket ettirmek şart.

Ortaklar’da çöp şiş ve Bergama’da dut şerbeti molası verdikten sonra akşam altı gibi Ayvalık’a ulaştık. Polis evinde kalacaktık, aksilikler çıkınca webden bulduğumuz Elisa otelde konakladık. Temiz, derli toplu bir oteldi. Cunda’ya beş kilometre imiş. Taksi ile gittik geldik .

Ayvalık’ta ilk akşam, Cunda Deniz Restoran’da uzun bir yemek yedik. 10 kişilik ekipte ben ve eşim hariç herkesin tutkusu yemek ve içmek. Biz her türlü seçimi onlara bırakıp kibar kibar oturuyoruz.

Cunda Deniz Restoran, şu meze kültürü çok aşırı güzel değil mi sizce de?

Ertesi gün erken kalkıp yollara düştük. Yine taksi ile limana indik ve dokuzda Midilli Feribotundaydık. Maalesef bu seyahate son anda (genelde yaptığımız gibi) karar verdik; öyle ki yanımızda 1 euro bile yoktu ve hiç araştırma yapamadım. Oysa Midilli, en büyük adalardan biriymiş ve gezecek görecek çok yeri varmış. Siz gidecek olursanız şu yazıya bir göz atın.

Bir saat içinde feribottan indik, biraz yürüdük ve ada havasını doya doya yaşamak için güzel bir kafede molamızı verdik.

Türk kahvesinin cezvesiyle gelişi ve dev boyutlu soğuk kahveler 🙂

Sonrasında yürümeye devam ettik. Uzunca bir sahil şeridi boyunca yürüdük, yemek yiyecek mekan aradık. Sonunda Şişman Jimmy isimli bir yerde karar kıldık. Türkçe konuşan garson büyük kolaylık oldu.

Yemekten çok anlamam, gurmelik benim işim değil ama son yıllarda yediğim en lezzetli yemek kesinlikle buydu. Salata, ekmek, kızarmış peynir ve fava hem porsiyon büyüklüğü hem de lezzet olarak çok başarılıydı.
3 kişiyi doyuracak bu biftek 9 euro!

Uzun saatler oturduk Şişman’ın yerinde. Yedik ,içtik, muhabbeti koyulttuk. 175 euro hesap ödedik toplamda, on kişi için oldukça makul bir rakam. Bir kez daha anladık ki Bodrum çok pahalı, hoş Foça’da ödediğimiz rakama bakarsak sahil şeridi çok pahalı diyebiliriz.

Altıdaki dönüş feribotunda kimi uyudu kimimiz enfes akşam renklerinin tadını çıkardı. Otele dönünce hepimiz aynı şeyi yaptık; kendimizi yatağa attık ve bayıldık. Öyle ki ben ertesi sabaha kadar uyanmadım.

Biz iki gece kalıp döneriz niyetiyle yola çıkmıştık. Çocuklar üç geceyi bizsiz geçirmez demiştim ama Eren’in ilk bakıcısı Emine abla ile çok rahat bir dört gün geçirerek bizi şaşırttılar. İlk akşam Emre arayıp uyuyamazsak ne yapacağız dedi ve biraz mızmızlandı ama sonra hiç arayan soran olmadı. Cuma okula gitmediler, cumartesi pazar futbol okuluna götürdü arkadaşım onları ve sıfır ağlama ile bu seyahati tamamladık.

Cumartesi sabah Cunda’yı bir kez daha , gündüz gözüyle görmek istedik . Bu sefer motorlarla, sadece kask takarak indik. Bu mevsimde gitmek çok yerinde bir karar oldu, sakin ve huzurluydu, hava şurup gibiydi. İşte Cunda’nın tam instagramlık sokakları:

Çektirdiğimiz en güzel ikinci resim, ilki ana sayfada görünen nazar boncuklu resim

İstikamet Foça. Otelimiz Menendi Otel. Tam Foça’nın göbeğinde, her yere yürüme mesafesinde. Önündeki kafe çok şık ve açık havada kahvaltıya bayılırım. Odaların her biri ayrı tarzda döşenmiş, bizimkinin adı Muson’du ve şöyleydi:

Yer yatağı pek konforlu değil

Foça’daki ilk akşamımızda uzun uzun yemek yiyip Fener-Galatasaray maçı izleyen beylerle dalga geçtik. Bire kadar sokaklarda sürtüp fenalaşanları yatağa gönderdikten sonra altı kişi açılmış uykularla çorbacıya gittik. Cinli perili hikayeler anlattık, güldük, şaşırdık. Küçük çocuklar gibi..Pek hoş bir duyguydu.

Sığacık Pazarı

Dönüşümüz sekiz saat sürdü. Popolar uyuştu. Sabırlar tükendi. Eve geldiğimizde bizi bekleyen ödev bile vardı ama değdi mi? Fazlasıyla değdi.

Gezinin en lezzetli ikinci durağı: Çandarlı Çınar Kafe. Tostlar ve ekmek arası köfteler enfesti.
ekip
Güzel görünüyoruz
Foça
Midilli’de Agios Therapon kilisesi

Bundan önceki motorla Antalya gezisini okumak isterseniz tık tık

E-POSTA ABONELİĞİ

Aşağıdaki kutucuğa e-posta adresini yazarak her yeni makaleden anında haberdar olabilirsin

Abone olduğunuz için teşekkür ederim.

Bir şeyler yanlış gitti. Lütfen tekrar deneyin.

10 YORUMLAR

  1. ne güzel bir gezi olmuş
    herkesten duyuyorum yunan adalarında hem ucuz hem de lezzetli yemek yenildiğini
    denemek istiyorum
    bakalım kısmet
    motosikletle yolculuk çılgınca geliyor bana
    takdir ettim sizi eşinizle çok da güzel görünüyorsunuz
    sevgiler

    1. Ne hoş bir yorum. Teşekkür ederim. Vallahi Euroya rağmen hala hesaplı, düşünün artık halimizi 🙂
      En kısa zamanda gidebilirsiniz umarım.

  2. Çok keyifli görünüyor, fotoğraflara bayıldım. Bu yaz Cunda’ya ben de gitmiştim. Adaları seviyorum. Umarım bir gün adada yaşarım :))

    1. Umarım; hayallerimiz gerçek olsun en azından bir kısmı 🙂

  3. Cunda’yı çok severim:) harika bir gezi olmuş, paylaştığınız için teşekkür ederiz, sevgiler:)

  4. Ne güzel bir ekibiniz var. İmrendim doğrusu. Sonraki motorlu gezilerinizi bekliyoruz…

    1. Şimdilik altı ayda bir gibi yapabiliyoruz 🙂 Aslında motorla gidilecek acayip yerler var, mutluyum bu işe girebildiğim için.

  5. Merhaba, selamlar..

    Güzel bir gezi yazısı olmuş. Yolculuk yapmayı, yeni yerler görmeyi seviyorum lakin pek fırsatım olmuyor.

    Alkol kullanmıyorum. Et ve balık yemeklerini severim. Fiyatlar evet uygun. Umarım bir fırsatım olur ve oraları bende görürüm.

    1. Teşekkürler..Gezmek, görmek kadar insanı geliştiren, yumuşatan bir şey bilmiyorum.

Bir cevap yazın