Önce şu müziği bir dinleyin: Mümkünse kulaklıkla.

Yıldıray Gürgen yapmış, efsane olmuş bence

Bu dizi MÜ-KEM-MEL olabilirdi , olabilirdi ama olmamış…Kahroldum ah kahroldum.

Bozkır dizisini duymuştum ama pazar günü, çocuklar televizyona el koydukları için can sıkıntısından başladım.

Ve bingo! Bu jenerik müziğini duyar duymaz içimde mutluluk zilleri çaldı, ”Ben bunu izlerim aga” dedim. Pazar günü, dün ve bu sabah 10 bölümü yaladım yuttum ve saçımı başımı yoldum.

Normalde Nişantaşı çocuğu görüntüsündeki Ekin Koç Bozkır’da gayet Anadolu çocuğu; kombici kuzen muhabbeti filan çok iyi yazılmıştı

Neden İzlemeli:

1. İlk dört bölüm adamlar öyle bir atmosfer yaratmış ki..Tıpkısının aynısı True Detective. Nasıl ki o diziyi izlediğimizde yarı Louisiana’lı oluyoruz , Bozkır da bizi alıyor, Kırıkkale / Yozgat gibi bir yerin içine bırakıveriyor. Şu jenerik klibindeki 44. saniyeye bakınca kalbi pır pır eden bir ben olamam değil mi? Yiğit Özşener ve Ekin Koç’un eş zamanlı yürüyüşleri acayip güzel olmamış mı?

2. Yine ilk bölümlerde karakterlere, özellikle Yiğit Özşener ‘in oynadığı Seyfi Başkomiser’e ciddi emek harcanmış. Az ama öz konuşan, kederli, ağır bir adam..Ekin Koç , Nuri Pamir olarak deli dolu, daha yolun çok başında polis imajı çiziyor. Yan rollerdeki Emniyet Müdürü, Seyfi’nin karısı, Nuri’nin sevgilisi, üzerinde düşünülmüş, diyalogları çok başarılı yazılmış karakterler.

3. Ziya olarak sahneye çıkan Sinan Demirer , Köçek rolündeki Ahmet Varlı ışıl ışıl parlıyor. Ülkede ne yetenekler var da haberimiz yok. Bunlar nasıl oyunculuklar?

Bu kadar mı güzel Ellaamm denir?
35-40. saniyelerde ortama ve köçek sahnesine dikkat

4. Buram buram ”biz” kokuyor dizi. Hangi yabancı dizide / kitapta köçek kavramı ile karşılaşabilirsiniz? (Keşke dansa biraz daha özen gösterilseymiş) . O kaşık oyununu görebilirsiniz? Müzikler, evler, yenen yemekler.. Çocuk yaşımdan beri maruz kaldığım İngiliz-Amerikan kültüründen çok sıkıldım , doğruya doğru.

5. Diyaloglar başarılı, akılda kalacak sahne çok.

  • Nuri Pamir ve sevgisi Tülay’ın film izleme, Tarkovsky, ”Şeker zararlı yemiyoruz” muhabbetleri, adamın kendini elinde tulumba tatlısı ile Nihal’in kapısında bulması..
  • Fikret ve servisçinin paça-ezo gelin mevzusu
  • Ziya’nın otel ücreti pazarlığı
  • Müdürün elemanlarla maç izleme ve telefon dinlemeyi bilmeyen polis muhabbeti (son bölüm)
  • Nuri ve Nihal’in mesajlaşma cümleleri
  • Fikret’in zengin kıza verdiği ayar
Renklerin güzelliğine bakar mısınız?

Saç-baş yolduran kısımlar:

Bunlar nasıl polis? Nuri Pamir genç, tecrübesiz tamam ama iki adım ötelerindeki katile ateş edemiyor, kendinden yaşlı ve yaralı adamı elinden kaçırıyor. Katil elini kolunu sallayarak gidiyor, yardım çağırmayı, trafik ekiplerine haber verip aracı durdurmayı akıl edemiyor. Silah tutmayı bilmiyor. Soruşturmadayım demiyor, polisim demiyor, kafa göz dalıyor karşısındakine, sanki lise talebesi.

Sorgu sahneleri faciaydı. Kim ne derse inanıyorlar, araştırma yok. İfadeyi doğrulama yok. Delilleri çıplak elle tutuyorlar, olay yerinde dingonun ahırı gibi dolaşıyorlar. En kritik sahnede, bir sürü ceset bulunmuş; katil olay yeri inceleme ekibinden biri gibi aralarına girmiş, itfaiyecilerle konuşuyor! Kimse fark etmiyor. Suçlu hep yanı başlarında, öldürülen çocuğun cenazesinde bile var, zahmet edip etraflarına bakmıyorlar.

5-6-7. bölümde hiçbir şey olmuyor, 8 ve 9’da tesadüfen adamın kim olduğunu buluyorlar ve tek bölümde bütün gizem çözülüyor. Yine de iyi bağlamışlardı, çok büyük hata denecek açık yoktu finalde ama suçluyu öldüren kişi çok yanlış seçilmişti. O adam oraya nasıl geldi? O çiçek ne çiçeğiydi? Nuri ve Seyfi yaralı, kan kaybediyor, can çekişiyor, iki dakika önce orada olan Dilara nerde? Ayrıca bu adamların telsizi yok mu? On bölümde tek telsiz konuşması yok. Neymiş , telefon çekmediği için ekip isteyemiyorlarmış, yuh artık ya! Gerçekten siz dizi-mizi çekmeyin diye bağırasım geldi.

Altan Erkekli ve zengin kız Dilara çok karikatürize olmuştu. Olmasalardı daha iyiydi. Fikret rolü şahane idi ama, ona tek sözüm yok.

Sonuç olarak izlenir, polisiye-cinayet-karanlık- seri katil seviyorsanız çok keyif alırsınız ama bu dizi MÜ-KEM-MEL olabilirdi , çok yazık olmuş..

E-POSTA ABONELİĞİ

Aşağıdaki kutucuğa e-posta adresini yazarak her yeni makaleden anında haberdar olabilirsin

Abone olduğunuz için teşekkür ederim.

Bir şeyler yanlış gitti. Lütfen tekrar deneyin.

4 YORUMLAR

  1. Diziyi çok güzel irdelemişsiniz, üzerine denecek bir şey kalmamış aslında.

    Yine de Türk dizileri ile kıyaslandığında iyi iş çıkardıklarını ama final bölümünde mahvettiklerini düşünüyorum. Bunun yanında yalaka emniyet müdürü rolü cuk oturmuş, çok sevdim.

    Son olarak blogunuzu çok beğendim

    1. Ah çok teşekkürler, katılıyorum size.
      Bahadır İnce (yönetmen) ve Levent Cantek (senarist) yeni bir proje yapsa koşa koşa gideriz, izleriz elbette. Televizyon dizileriyle kıyaslanamaz bile 🙂

  2. Uyarlama dizilerin de bir sonu olmalı. Özgün birşeyler üretmek çok mu zor acaba?

    Izliyorum Seksenler dizisini oh mis..

    1. Bazen ben de Seksenler , Arka Sokaklar izliyorum, gerçekten rahatlatıcı ..

Bir cevap yazın