Bu Aralar Hayat

Kasım 30, 2020
104
Views

Covid gerçeği ile acı acı yüzleştiğimiz şu günlerde her gün duygudan duyguya savruluyoruz. Hem bir şey yokmuş gibi normal hayata devam etmeye çalışıyoruz hem de hiçbir şeyin normal olmadığını an be an idrak ediyoruz.

Annemlerin orası çok fena. Tanıdığım herkes, bütün akrabalarım covid oldu. Geçen hafta perşembe günü amcamı kaybettik. Annem tamamen izole oldu. Kapıdan selam veren birkaç kişi hariç kimseyle teması yok. Biz, pandemiyi 2021 kışında yaşayacağız. Hastaneler doldu, yoğun bakım yatakları altın değerinde.

Bodrum’da olmak kesinlikle avantaj şu durumda. Toplu taşıma yok, apartman yok, dev iş merkezleri yok. Hava mis gibi. Cumartesi günü Yahşi sahil epeyce kalabalıktı. Sokaklarda 34 ve 06 plaka lüks arabalar yaz mevsimindeki gibi cirit atıyor. Trafiğin içine ediyorlar sağolsunlar. Eğitimli cahil apayrı bir kategori ve düz cahilden bin kat sinir bozucu. Bodrum’da on yıla ne mandalina kalır ne mimoza. Her yer şantiye, dozer gürültüsünden durulmuyor.

Okullar 16 kasım itibariyle yeniden kapandı. Maalesef sadece 3 hafta gidebildi çocuklar. Okul dışında her yer açık ama. Olsun. Napmıyoruz? Sorgulamıyoruz.

Eşim kasım ortasında annesinin ameliyatı için memleketine gitti, bir hafta yıllık izin aldım. Okul da olmayınca (ara tatildi) gezip tozduk bol bol çünkü evde olmak eşittir ekrandan gözünü ayırmamak. İyi ki de yapmışız; kim bilir ne zaman açılacak kafeler.

Babun Cafe, Torba, Hacivat-Karagöz gösterisi vardı ama oğlanlar hoşlanmadı, adam gırtlaktan çok ses çıkarıyormuş. Ben İyi Kitap‘ın eski sayılarına gömüldüm ve yine ne güzel kitaplar keşfettim. Sus Pus isminde bir kitap aldım, daha çok kendim için.
Torba Belediye Kafe ve favorileri olan hamburger keyfi.
Kısmet Lokantasında İzmir Köfte yiyerek beni mutlu eden Emre.
Midtown’da Nero Kafe. Yılın en şık kombini ile Eren.
Hey Joe’nun alt katında Kaymaca Tırmanmaca (kutu oyunu) oynadık iki kez, ne güzel oyunmuş.
Bitez Belediye Kafe önündeki park. Ne çok gittik bu sonbaharda.

Mart ayında korktuğumuz şeylerin başımıza gelmesi için 9 ay beklememiz gerekti. Biz karı-koca ne çocuklarımızdan ayrıldık, ne kargoları dışarda beklettik ne marketten getirdiklerimizi yıkadık. Daha çok el yıkama ve maske dışında rutinlerimizde değişen bir şey olmadı aslında çünkü virüsler solunum yoluyla yani nefesten bulaşıyor. Boşuna tonlarca su harcamayın. Ancak hasta yoğun bakıma girdiyse, çok fazla virüs yükü varsa ve hemen sizden saniyeler önce markette hapşırdıysa, maskesi de yoksa yüzeylerden bulaş olabilir. Bizlerin olağanüstü bir savunma sistemi var ve kargodan vs bulaşacak üç-beş virüsü yenemeyecek olsaydık insanlık çoktan yok olurdu.

Covid tedbirlerinde tek ama tek önemli şey: MASKE. İşyerimizde veya evimizde çay-kahve için bile olsa yanımızda insan varsa maskemizi indirmeyeceğiz bu kış.

Hokey antremanları devam ediyor. En çok şükrettiğim şeylerden biri. Açık hava. Az çocuk. Ayşegül hoca harika. Gerekirse online dersi asıp gidiyorlar çünkü ekran süreleri günde kaç saati buluyor takip edemiyorum artık. Orada 2 saat koşmaları, kavga dövüş bile olsa şart.

Pilates kör topal devam ediyor ama düzenli olmadı ve pek de bir etkisini göremedim.

Arkadaşım kalmaya geldi geçenlerde. Bir Başkadır keyfi yaptık. Şöyle şahane bir armağanla gelmiş:

Bir yıldır kafamın bir köşesini işgal eden mutfak raflarına nihayet Serkan Bey’in desteği ile kavuştuk. Bakıp bakıp mutlu oluyorum.

Emre balıkçılığa merak saldı. Turgutreis’de oltasını aldığı dükkana gittik ara tatilde. Misina dolanmış, onu düzeltti dükkan sahibi. Fırsat buldukça deniz kenarına iniyoruz. Yasak masak dinlemedik geçen hafta.

Bitez Sarnıç Beach
Ambrosia Otel’in önü
Gümbet

Uzun yazılar yazmak istiyorum. Olmuyor. Kafam, ruhum uçuşuyor. Günler uçuşuyor. Yarın gündüz covidciyim. Geriliyorum. Neyse ki toplam beş saat. Bir şekilde geçiyor. Akşama yemeğim var. Bulaşık makinesine tuz almalıyım. Markete gitmemeliyim. Emre, Fransızca dersini dinledi mi? Başı sonu olmayan tuhaf bir anlatışı var öğretmenin. YAĞMUR YAĞIYOR. Aylar sonra nihayet. Dün akşamdan beri aralıksız. Nihayet.

Değmez okuyorum. İsmail Güzelsoy’dan. Değer mi sahiden? Bütün bu beyin fırtınaları ne için? Korkular-kaygılar ne için? Ya yaşarsın ya düşünürsün. Biz yaşamıyoruz galiba ya da inanamaya inanamaya yaşamak böyle oluyor.

Fotoğraf takipçisi olduğum İzler ve Yansımalar blogundan.

E-POSTA ABONELİĞİ

Aşağıdaki kutucuğa e-posta adresini yazarak her yeni makaleden anında haberdar olabilirsin

Abone olduğunuz için teşekkür ederim.

Bir şeyler yanlış gitti. Lütfen tekrar deneyin.

MAKALE KATEGORİSİ:
Bodrumda Yaşam · Emre Büyüyor · Eren Büyüyor

TÜM YORUMLAR

  • Bu mevsimler için en avantajlı bölgeler sahil kenarları. Annemi hala yazlıktan getirmedik bu sebeple biz de…
    Ne iyi yapmışsınız izin almakla, çok iyi gelmiştir eminim.

    Mutlu haftalar ♥

    oytunla hayat Aralık 1, 2020 11:11 am Cevapla
    • Sahilde olmak kesinlikle avantaj. Dezavantajı ise altyapı sorunları, suların kesilmesi vs .
      Siz apartmanda mı yaşıyorsunuz?

      Aydınlık Yüz Aralık 3, 2020 2:25 pm Cevapla
  • Aman dikkat bu salgın hafife alınacak bir konu değil.

    Mert501 Aralık 26, 2020 11:10 pm Cevapla
  • Bodrumu özleyen biri olarak, yazılarınız çok iyi geliyor.😊

    SEDA Ocak 1, 2021 2:08 pm Cevapla
    • Teşekkürler yorumunuz için, Bodrum’u yazmak da keyifli gerçekten.

      Aydınlık Yüz Ocak 26, 2021 11:17 am Cevapla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir