2022 Nasıl Geçmiş?

Aralık 26, 2022
27
Views

2019’dan sonrası bende yok. Hiç yaşanmamış gibi. Pandeminin ilanı ile beraber yer-zaman oryantasyonu dediğimiz şey kayboldu. Sabah kalktığımda takvime bakıyorum mutlaka; bugün 23 aralık cuma diyorum kendi kendime. Bu bile çok önemli bir sebep blog yazmayı sürdürmemde; geriye sadece bu yazılar kalıyor.

24.12.2022 Annemle kısacık sahil turu. Ayana’nın oralar.

Bakalım bu sene nelerle oyalanmışım:

OCAK : Enflasyonu iyice hissedip her yazıda pahalılıktan, evden çıkabildiğimize/ ısınabildiğimize/ kitap alıp Netflix izleyebildiğime dua etmişim. Sür Pulluğunu ve Veba Geceleri’ni okuyup bloga not düşmüşüm. Çocuk Köstebek Tilki Ve At’ı raflarıma eklemekle mutlu olmuşum. Müşerref’e de almıştım ve o da sevincinden bana bir koli kitap yollamıştı. After Life ve Nicky Gervais’le tanışmışım. Bende epey iz bıraktı o dizi. Hala kısa videolarını izleyip hüzünleniyorum.

ŞUBAT: Nihayet covid 19’la sarmaş dolaş olmuşuz, hafif atlatmanın mutluluğu ile Seferihisar’da termal bir otele gitmişiz şubat tatilinde. Beliz Güçbilmez ile sekiz saatlik bir atölyeyi tamamlamışım ve acayip etkilenmişim. Kalıcı etkileri oldu doğrusu. Geçen hafta gittiğim Kurak Günler’de o manyetik alan metodunu öyle güzel uygulamışlardı ki hemen aklıma geldi. Nedense blogda yazmamışım ama bir editörle görüştüm o zamanlarda, acaba benim de basılı bir kitabım olabilir mi diye. Leylab hanımı Yeşim Cimcöz’ün sayfasından buldum. Blogdaki yüzlerce yazıdan seçmeler yapsam ve Kırmızı Kazak tarzında bir kitap bastırsam dedim ama olmadı. Önemli bir gelişme olmuş; Demir’i annesinin nöbet günlerinde nisafir etmeye karar vermişiz. 2 ay sürdü bu deneyim; kolay değildi. Evde üçüncü bir çocuk; ayda 5-6 gece de olsa epeyce zorladı bizi.

MART: Mady ile yoga yapmaya başlamışım evde. Canım Mady’ciğim. Ne tatlı, ne pozitif bir kadın. Hala ara ara açıp bir-iki esnetiyorum omurgamı. Mandalin Bar’a gitmişiz bir hafta ara ile. Leman Sam ve Mehmet Erdem dinlemeye. Kovid belasının azalarak bittiğini görmeye başlamışım, PCR işini kıvırdığımı hissetmişim. BERGEN’i izleyip alayına isyan etmişim. Ara ara nükseden hastalığım yine kendini göstermiş: Evimi değiştirme arzusuna kapılmışım.

NİSAN: Emre yeniden futbola merak sarmış. Benim halı saha mesaisi de başlamış böylece. Üşüye üşüye antreman beklemişim sağda solda. Hırslı ana-babalara şaşırarak. 3 gecelik Kuşadası kampına yolcu edip oğlanı elim telefonda beklemişim. Ertesi gün arayıp ” gel beni al” deyince, Demir de gelmeyince o hafta sonu basıp gitmişiz peşinden. Otelde kalıp eve dönmüşüz. Eren ninjitsuya devam etmiş bir müddet. Pasaportumu yeniledim o ay ve 10 yıldır tek başına eve çıkmaya çalışan kardeşim Elvan ev işinde yol kat edince heyecanlandık epeyce. Eşim bıçak işini ilerletmiş. Ankara’ya çıraklık yapmaya gitmiş. Lüzumsuz Kadın ismindeki şahane kitabı okumuşum Müşerref sayesinde. Sunay Akın’ı nihayet canlı dinlemiş ve hayran olmuşum. Marmaris görevlendirmesi gündemime bomba gibi düşmüş ve anksiyetede boğularak Hatay yolculuğu yapmışız.

MAYIS: Emre’nin doğumgününü hiç hazırlık yapmadan keyifle kutlayıp, futbol okulunda takıldığım ve bol bol depresyon yaşadığım bir ay olmuş.

HAZİRAN: Bir sünnet düğünü vesilesiyle tek başıma Düzce’ye gittim ve tam 2 hafta kaldım. Yılın en dinlendirici zamanıydı. Sarışın oldum yıllar sonra. Emreyi sabahın altısında özel futbol derslerine taşıdık. Max geldi ve uzay kampı heyecanı başladı. Antidepresan kullanmaya başladım.

TEMMUZ: Max’ın gittiği temmuz sonuna kadar hep gündemde o oldu. Uzay kampına gidildi. Emre ile yarım saatte bir mesajlaştık. Bizde kaldı. Astrid geldi gitti. Dalyana gittik . Tekne turu yaptık. Yengeç tuttuk ve yedik. İztuzu plajında dalgalı denizle kendimizden geçtik. Dolu dolu geçti günler.

AĞUSTOS: BERLİN’E GİTTİM!

EYLÜL: Okullar açıldı. Gündem değişti. Behzat’ın kitabı çıktı, yeni sezonun fragmanı. Ev arama işine hız verdim. Neredeyse alacaktık Müskebi kooperatifinde. Son dakika vaz geçtik. Bir sürü ev baktık. Kendi evimizi satıp parayı cebimize koymadan evi değiştiremeyeceğimizi anladık. Evi satılık olarak internete koyduk. Emlakçılarla vakit geçirdim bol bol.

EKİM: Çocuklarla, Sudan kelimesinin hayatımıza girmesiyle, kitaplarla geçen bir ay.

KASIM: Eşim 10 kasımda gidecek sandığım için 7 kasımdaki 1 günlük Ankara görevlendirmesine nasıl da canım sıkılmıştı. Sadece o değil tabi sebep; nedense kısa çöpü çeken hep ben oluyorum bu tarz işlerde. 7 Kasımda hastane yeni binasına taşındı. Tek başıma oturabildiğim bir odam oldu. Sıkış tıkış mekanlardan kurtulup, her koridorunda tuvalet olan bir binaya geçtik.

Antidepresanı bıraktım. Ağlayamamak hiç güzel değil ayrıca sürekli bir uyuklama halinde olmak da. Uşak gezisi yaptık günübirlik. 26 kasımda eşimi gönderdik. Öncesinde bir sürü hazırlık tantanası. Bilinmeze yolculuğun verdiği o garip his. Yıllar sonra ilk kez uzun süreli ayrılık. Ertesi gün annem geldi iki teyzemle beraber ve bir sürü gezdim tozdum. Acillerde vakit geçirdim, hasta oldular vs.

ARALIK: Ne zaman başladı, ne zaman 26’sı oldu? Bir tuhaf uyurgezerlik hali içinde geçiyor günler. Arabayı galiba sattım. Çarşamba gelip alacaklar. Alacağım arabayı da buldum, sonraki pazartesi teslim alacağım. Emre’ye besin desteği başladık. Çok zayıf. İştahsız. Çikolatalısını denemiş sevmedim demişti. Sadesini alalım içine Nesquik koyarız dedik, evdeki hesap çarşıya uymadı. 90 şişeyi sağlık ocağına bırakıp yine çikolatalıyı yazdıracağım. Bahar geldi, Kos’a gittik. Behzat başladı Blu Tv’de. Salıları bekliyorum yeni bölüm için. Daha ne olsun. Kasım 27’de annem gelmişti, ilk kez böyle uzun kalıyor bizim evde. Ocak sonuna kadar bizimle şimdilik. Belki fikri değişir, daha uzun kalır. Düzce çok soğukmuş. Köy yaşamını anlatan belgeseller ve Çok Güzel Hareketler’in eski bölümlerini izliyoruz beraber. Sefa’ya çok gülüyoruz. 22:30 gibi Öyle Bir Geçer Zaman Ki dizisini açıyorum ona. Çok beğenmişti vakti zamanında, şimdi de çok hoşlanıyor. Mutfakta olabildiğince az vakit geçiriyoruz. İkimiz de hazzetmiyoruz o işlerden.

Bir galeride rastladığım güzellik.
Masal gibi bir kanal…Yüzde yüz huzur içeriyor.

Etiketler:
·
Kategori:
Günlük

TÜM YORUMLAR

  • Vay be böyle bişey bende mi yazsam diye düşündürdü bana. Dolu dolu bir yıl olmuş acısıyla tatlısıyla. 2023 umarım çokd aha güzel gelir size ve ailenize. 🫶

    Huriye Aralık 26, 2022 9:27 pm Cevapla
    • Huriye hanım ben birkaç yıldır bir yıl sonu dökümü yapıyorum. Bana da iyi geliyor, tavsiye ederim.

      Aydınlık Yüz Aralık 27, 2022 9:32 am Cevapla
  • Aydınlık yüz, sağlık ve mutluluk dolu bir sene dilerim sana ve ailene..
    Aslında ne çok şey yaşıyoruz da işte insan bazen göremiyor, böyle dökümler bana çok iyi geliyor görmek açısından. Buz gibi kuzeyden sıcacık mandalina kokulu Bodrum’a sevgiler!

    Sadece C. Aralık 31, 2022 2:14 pm Cevapla
  • Kitap yazılarınızı çok başarılı bulan eski bir takipçi olarak kitap yazmanızı çok isterim.

    Serpil Ocak 10, 2023 9:05 pm Cevapla
    • Günaydın Serpil. Gururum okşandı, sağolasın. O mevzu biraz zorlayıcı. Üstüne düşünürken bile bir tuhaf oluyorum.

      Aydınlık Yüz Ocak 11, 2023 9:16 am Cevapla
      • Ben ısrarla hatırlatırım bu konuyu 🙂

        Serpil Ocak 11, 2023 11:02 pm Cevapla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir