Nisan 2024, Kitaplığımda Hangi Kitaplar Var?-1

Nisan 18, 2024
28
Views

Hafta sonunda kitaplığımı düzenledim. Okunmamışlar rafının resmini çekmemişim. 10-15 adet sırasını bekleyen kitap var; çoğu da kurgu dışı : M. İlmiye Çığ, Yunus Emre, Çürümenin Tarihi, Tasavvufun Kökenleri, Huzursuzluğun Kitabı ilk aklıma gelenler. Aldıklarımı bitirmeden yeni kitap almayı sevmiyorum; beni mutlu eden ”almak” değil de keyifle-hayranlıkla okumak oluyor.  Aşağıdaki görsellerde bulunanların çoğu birkaç kez okuduğum, kahramanlarıyla akraba olduğum romanlar. Öyle ki ne zaman çok çaresiz-umutsuz olsam İsyan Günlerinde Aşk’ın Ragıp Paşa’sının görevden atılmasını hatırlıyorum. Dehşete düşen paşa ”Hayatım bitti” zannederken evrakı tozlu raflarda unutulduğu için başına bir şey gelmediği gibi aylar sonra Berlin’e göreve gönderiliyor.

Ispanak yemeği yaptığım her seferde Kemalettin Tuğcu’nun hikayesindeki yaşlı babayı hatırlıyorum; Karısı onu itip kakıyordu, fazlalık muamelesi yapıyordu fakat asker olan oğlu duruma el koyduktan sonra adama birden hürmet etmeye başladı ve adamcağızın sevdiği gibi çorbalara ıspanak kökü eklediğinde anladık bazı şeylerin değiştiğini.

Televizyonda ne zaman tarikat şeyhi vb bir tip görsem Günday’ın AZ romanındaki Derda’nın çocuk yaşta sırt çantası ile bir tarikata satılmasını ve Londra’da kanlar içinde uyandığı sabahı hatırlıyorum.

Benim için başka bir gezegen demek olan Afrika’nın Kongo’sunda kauçuk işçilerinin yaşadığı zulmü biliyorum ve ne zaman bir Fransızla sohbet etsem aklıma Grange geliyor.

Elif Şafak ne demişti Bit Palas’da: Kadınlar ikiye ayrılır; evlerini azar azar her gün temizleyenler ve prizi silmekle başlayıp duvarları yıkamaya kadar gidenler ama ayda yılda bir kere.

Bu kitapları o kadar çok okudum ki daha böyle onlarca cümle ve anektodu  ezbere biliyorum.

Bakalım nelermiş bu onlarca kez okunanlar;

Türk Yazarlar Rafı

Uzuner, İki Yeşil Su Samuru: Senin yerinde olmak isterdim Nilsu; yalan değil. Selen ne güzel kadındı, nasıl da emindi kendinden ve nasıl da aşıktı.

Uzuner, Kumral Ada Mavi Tuna:  Ayhan Işık- Çolpan İlhan- Atilla İlhan bu kadar mı güzel kurguya dökülür. Arka fonda Kuzguncuk. Çok tatlıydı çok.

N. Yıldırım Dokunmadan ve Unutma Dersleri : Nermin’ciğimi bir dönem çok okudum. Son kitabı Bavula Sığmayan dahil bütün kitaplarını satın aldım. Sonra da yavaş yavaş elden çıkardım. Bu ikisi haricinde Rüyalar Anlatılmaz ve Misafir romanlarını da tekrar okumak ve rafa eklemek isterim.

S. Ünlüönen Kıymetli Şeylerin Tanzimi : Barış Bıçakçı’ya benzer tarzıyla sevdiğim bir yazar oldu. Henüz ”Defalarca okudum” diyemediğim bir kitap bu; blogda yazısı var. Bu arada Bizim Büyük Çaresizliğimizi‘ acaba kime verdim? Neden rafta yok? Diğer muhteşem roman Sinek Isırıklarının Müellifi ve diğer Bıçakçı külliyatı alt kattaki baş ucu kitaplığımda.

G. Boralıoğlu Dünyadan Aşağı : Bu çok tatlı bir roman. Adamın sinir bozuculuğu, canı ne isterse onu yapması, yalnızlığı anlatışı ve yemek tarifleri ile kalbimde yer edenlerden.

E. Temelkuran Düğümlere Üfleyen Kadınlar ve Muz Sesleri : Kendini satır satır yazan, bahçesini dişiyle tırnağıyla güzelleştiren bütün kadınlara saygı duruşu niteliğinde iki roman.

E. Şafak Mahrem, Bit Palas, Siyah Süt, Araf : Basılmış bütün kitaplarını okuduğum Şafak’ın bence mücevher değerinde 3 romanı. (Siyah Süt haricindekiler)

Şule Gürbüz; Coşkuyla Ölmek, Öyle Miymiş, Kambur, Kıyamet Emeklisi : Aynı çağda yaşamaktan gurur duyduğum usta yazar. Çok seviyorum.

S. Soysal Yenişehir’de Bir Öğle Vakti, Şafak, Tante Rosa : Geç keşfettim maalesef. Her kitaplıkta olmalı.

H. Günday Az : Derda ah Derda…Oğuz Atay’a bol bol selam gönderen , sağlam bir kurgu ile ezber bozan nefis bir roman. Bir de DAHA’yı çok beğenmiştim, değerli bir arkadaşıma hediye ettim. Yenisini de almadım.

İlhami Algör Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku : İsminden mi filminde Erdal Beşikçioğlu oynadığından mı bilmem elden çıkaramadığım kısacık bir roman.

İ. ARAL, Sadakat :  Neredeyse sayfa sayfa bildiğim bir roman. Eczacı bir kadının narsist bir öküzün ağına düşmesi, yavaş yavaş gerçekleşen cinnet, sürpriz final ; daha ne olsun?

 

Şiir Rafı

Şiir benim en az okuduğum ama en çok çarpıldığım alanlardan biri. Didem Madak’la geç tanıştım ve onu yaşarken görmediğim için hep üzülürüm. Onun Maviş Anne’siyle tanışıp şiir sevmemek mümkün müdür? Ahlar Ağacı benim en zor anlarımdaki gözyaşı arkadaşımdır. Yazılı metin olarak değeri paha biçilmezdir. İyi ki yazmışsın Didem, huzur içinde uyu güzel kadın.

Nazım Hikmet’i Şükrü Erbaş sayesinde tanıdım, şiirlerini çok okuyamadım ama bizim baş tacı etmemiz gereken bir insan o. Pınar Kür’ün Yarın Yarın isimli romanında bir Türk delikanlısı Paris’e gidiyor. Tam da 68’li yıllar. Fransız kız arkadaşı çocuğun Hugo, Balzac vb okuduğunu görünce çok şaşırıyor ve Nazım’dan şiirler okuyor bizimkine!

Rilke yine tavsiye üzerine alıp bir türlü içine dalamadığım bir şair.

Nurullah Ataç’ın şiir kitabı Yürüyelim Seninle İstanbul’da, eşime ilk hediye ettiğim kitap. 20 yıldan fazladır bizimle.

 

Murathan Mungan Rafı

Seninle de tanışamadım ya Murathan, bu benim ayıbım. Basılı bütün kitaplarına sahibim. Üç Aynalı Kırk Oda ve Yüksek Topukları neredeyse ezbere okuyabilirim.

 

Hasan Ali, Cihan Aktaş, Orhan Pamuk Rafı

 

Cihan Aktaş benim gizli hazinem. Bugüne kadar hiçbir blogda adına rastlamadım ama kadınlığı onun gibi anlatana da rastlamadım. Çok çok seviyorum hikayelerini. Geçmiş birçok yazımda ismi geçer hatta onun kahramanları ile ilgili bir yazı da yazdım ve blogda en sevdiklerimden biridir.

HAT kesinlikle yüzlerce yıl sonra bile okunacak, adına kürsüler kurulacak çok değerli bir yazar; Türk edebiyat tarihinde bir yıldız.

Pamuk’un Masumiyet Müzesi ve Kara Kitap kesinlikle defalarca okunası. Veba Geceleri de eh işte.

 

Yazarlık Kitapları, Eşimin Seçtikleri, Kategorize Edemediklerim Rafı

 

 

Kategori:
Günlük · Kitap Yorumu

TÜM YORUMLAR

  • Raflarınızı ne güzel düzenlemişsiniz. Benimkiler birbirine çok karıştı ama düzeltmek de gözümde büyüyor. O yüzden böyle devam ediyorum :))

    Kağıt Salıncak Nisan 20, 2024 11:13 pm Yanıtla
  • Şahane kitap yazılarınızı özlemişim, iyi ki yazdınız. İki Yeşil Su Samuru’nu benden başka hatırlayan yok sanıyordum 🙂 Cihan Aktaş’ı o yazınızdan sonra okumaya başladım. İnci Aral ne yazsa okuduğum bir yazar, Ölü Erkek Kuşlar ve Sevginin Eşsiz Kışı beni en çok etkileyen kitapları, otobiyografisi Unutmak da çok güzel. Şiiri babam sayesinde sevdim, çocukken pek çok şiiri ezbere biliyordum, ne yazık ki seveni az.
    Çok sevgi selâm size.

    Serpil Gündü Nisan 21, 2024 8:07 pm Yanıtla
    • Cihan Aktaş hakkındaki yorumunuzu merak ettim, sevdiniz mi?
      Ölü Erkek Kuşlar okunmak için sırasını bekliyor, siz yazınca daha bir değerli oldu gözümde
      Sevgiler

      Aydınlık Yüz Mayıs 6, 2024 10:49 am Yanıtla
      • Cihan Aktaş’ı çok sevdim, teşekkür ederim güzel düşünceleriniz için 🙂

        Serpil Mayıs 14, 2024 12:54 pm Yanıtla

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir