Güzel ,güneşli bir mart günü gittik Harran’a. Yol boyu uzanan yemyeşil tarlalar bana Urfa’ da değilmişiz gibi hissettirdi. Şehir merkezine 45 km uzaklıktaki Harran’a gitmek bir saat sürdü.

İlçeye ulaştığımızda karşımıza bir araç çıktı ve resimde gördüğünüz evlere bizi götürebileceğini söyledi. Çekinerek de olsa aracı takip ederek bir avlu içine alınmış turistik tesise vardık.

” Kendine özgü ” tanımının hakkını veren bir bölge olduğunu söylemeliyim ilk başta. Koni evler Harran’ın içinde hala mevcut olsa da artık sayıları çok azalmış. Betonun  istilasından kaçmak burada da oldukça zor. Oysa Urfa gibi bayıltan sıcakları olan bir şehirde betonun iyi bir yapı malzemesi olmadığını anlamak için uzman olmaya gerek yok. Koni evlerin içine girdiğimizde bizi enfes bir serinlik karşılıyor ,doğal bir klima etkisi var. Mardin’deki taş evler de bana aynı şeyi düşündürtmüştü ; eskiden yapılar da dahil her şey doğaya uyumlu iken günümüzde kolay, pratik ve ucuz olanın peşine düşülüyor ve  cayır cayır yanan Güneydoğu’da serinlik ancak klima gibi pahalı çözümlerle sağlanabiliyor.Ne kadar yazık. Harcanan enerjiye mi yanarsın yerel olanın ortadan kalkmasına mı?

Koni evleri ben yerden yükselen piramitler gibi düşünmüştüm , oysa bu koniler bir nevi çatı görevi görüyor.Altlarında gayet geniş ,güzel odalar var.

İlk fotoğrafta gördüğünüz bu tesis dışında Harran’da bir yere gitmedik.Tesisle ilgilenen aile son derece misafirperver ve ilgili davrandı. Yemek servisleri yok, sadece içecek bulunuyor. Evin hanımı bize kendi yaptığı kek-ekmek benzeri bir hamur işi ikram etti. Afiyetle yedik. En alttaki resimde gördüğünüz çocuk rehberlik yaptı. Epey anlatttıysa da aklımda pek bişey kalmadı. Dünyanın ilk üniversitesinin kalıntıları restorasyon  çalışmaları nedeniyle kapalıydı . Orayı göremedik  malesef. Gezdiğimiz tesisten çıktığımızda ise Harran’ın içinde biraz dolaştık , genel olarak ”içine dönüklük” diyebileceğim yaşam tarzı var sanki. Ortalıkta pek insan görünmüyor. Terkedilmiş bir yer duygusu verdi bana .

Gidin görün derim yolunuz düşerse güzel memleketimizin bu bambaşka rengini.

E-POSTA ABONELİĞİ

Aşağıdaki kutucuğa e-posta adresini yazarak her yeni makaleden anında haberdar olabilirsin

Abone olduğunuz için teşekkür ederim.

Bir şeyler yanlış gitti. Lütfen tekrar deneyin.

Bir cevap yazın