Metro fm şarkılarına yalan yanlış eşlik eden seslerinizi, size ayak uydurmak için benim de ”Hınne hınne hınne hınne hınne hınne” diye söyleyip birlikte gülüştüğümüz sabahları.

Sağdan soldan önüme çıkan Hot Wheels arabaları, nadiren çıkarıp oynasak da monopoliyi, unoyu..

Banyo askısında asılı minik bornozlarınızı, katlarken öptüğüm sevimli tişörtlerinizi, okul formalarınızı, çoraplarınızı..

Evdeki çizgi film seslerini, Kratt kardeşleri, Tobot’u, İstanbul Muhafızlarını..Youtube gürültüsünü, sürprizleriyle şaşırtan videolarınızı (yap yap kanalı misal) , her rastladığımızda büyülenmişçesine izlediğimiz Kayıp Balık Nemo’yu, Larva’yı, Patron Bebeği..

Buzdolabındaki Dido /karamio/ alpella üçgen/ hariboları..Cappy karışık meyve suyu ve nesquik tozunu, yumurtanızı yediğinizde yaşadığım sevinci, iç rahatlamasını..

Her dolap çekmecesinden çıkan türlü türlü eşyaları, dürbünü, kırtasiye malzemelerini, fon kartonları ve elişi kağıtlarını, flütleri, resim defterlerini, zarf dosyaları..

Kuşlar gibi cıvıldadığınız konuşmalarınızı..”Di mi anne?” sorusunun yaşattığı o müthiş kıvancı, gururu, öpüldüğüm sabahları, çiş kokusunu..

Gözyaşlarınızı..”Bana vurdu, beni itti, okula gitmeyeceğim, seni sevmiyorum, sen nasıl bir annesin ”leri..

Kramponlarınızı, terliklerinizi, toplarınızı..

Kitaplarınızı, üçümüzün de çok sevdiği tarih kitabını, Büyük ve Küçük Kurt’u, Neden’i, Gergedanlar Krep Yemez’i..Rengarenk, büyülü çocuk kitapları dünyanızı..

Kocaman, mucizenin ta kendisi olan çocuk gözlerinizi. Bana çaresizlikle, medet umarcasına, sevgiyle, muziplikle , istekle, inançla yönelen bakışlarınızı..

Boynumun tam altındaki baş çukurunuzu, oraya kafalarınızı yasladığımdaki aidiyet hissini, bilinen tüm iyi-kötü duyguları içinde barındıran o tuhaf zevke sahip iç huzurunu..

Hepsini alıp gideceksiniz bir gün. . Evlerimiz bomboş kalacak. Çiçeklerle konuşacak ya da komşu çocuklarına bağıran huysuz ihtiyarlar olacağız. Sizi büyütmemişiz, okula bırakabilmek dünyanın en zor işiymişçesine kıvranmamışız, dişçiye ya da aşıya gidecekken uykularımızdan olmamışız, okul yolunda arkanızdan uzun uzun bakmamışız, uyku mahmuru yüzlerinizde hayatın anlamını bulmamışız gibi olacağız değil mi?

E-POSTA ABONELİĞİ

Aşağıdaki kutucuğa e-posta adresini yazarak her yeni makaleden anında haberdar olabilirsin

Abone olduğunuz için teşekkür ederim.

Bir şeyler yanlış gitti. Lütfen tekrar deneyin.

Bir cevap yazın