Emre 4. sınıfta. Cumadan beri ateşli, grip oldu. Bugün sabah fen bilgisi yazılısı vardı. Götürdüm, sınav bitene kadar bekleyip eve geri getirdim dinlensin diye. 100 almış, dün sadece youtube’dan konularına baktı birkaç dakika. Kitabı filan okulda zaten. Çıkınca bu cümleyi kurdu, çalışsam 200 alırım dedi.

Eğitim sistemini zaten beğenmiyordum ama çocuklar okula başladıktan sonra ümidimi tamamen kestim. Geçen hafta Sadık Gültekin isminde bir konuşmacı dinledim , sınav kaygısı ve motivasyon güya konu başlığı. Allah’ım, sene olmuş 2020, adam dağlarda çobanlık yaparken sınav birincisi olan gençlerin yer aldığı gazete küpürlerini kesmiş, perdeye yansıtmış, çocuklara gaz veriyor güya. Sınavlar zorsa bu çocuklara zormuş, onlar gibi bir eli yağda bir eli balda olanlara değil. Yarısını bile bekleyemeden çıktım. Özel okulun ( Final okulları) daveti ile gelmiş Bodrum’a.

Eğitimcilerin kafası 1980’de neyse 2020’de de o. Velilerin kafasını hiç söylemeyeyim. Hala, en parlak çocukların tıp okuması gerektiğine inanıyor ana-babalar ve eğitimciler. Aloooo, uyanın, 2020 yılındayız diye bağırmak istiyorum meydanlarda; Allah aşkına kendinize gelin, siz delirdiniz mi?

Bu 100’lerin bir hükmü yok benim için. Ha, 50-60 alıyor olsa tamam, bir bakarım, nerede takılıyor bu çocuk diye ama 100 almaları çok süper oldukları anlamına gelmiyor. 100 alıyor çünkü sistem test usulü, ezbere dayanıyor, birkaç kalıp cümleyi ezberledi ise sorun yok. Oysa çocuklar çarpım tablosunu bilmiyor, akıcı okuyamıyor, okuduğunu anlamıyor. ”Olsun, biz bu çocuklara sürekli test çözdürelim ve öğrenme hevesi diye bir şey bırakmayalım” demiş sanki birileri.

Müfredat gereksiz zor, karmaşık. Ortaokula giriş, liseye giriş, üniversiteye giriş gibi her aşamada sınav zorunluluğu olduğu için, 10 yaşındaki çocuğa ortaokul seviyesinde sorular sormak zorundalar sanırım. Çünkü birileri çıtayı yukarıya çektikçe veliler ve öğretmenler de doğru mu yanlış mı demeden çocuğu zorluyor.

Bugün yapılan okulistik sınavından örnekler vereyim:

Bence bu sorular on yaş için çok zor. Yapamaz mı? Yapar elbette. Çocuk zaten bunu değerlendirecek birikimden yoksun. Yapmaya çalışıyor, yapıyor da. Her sınavda en az 3-5 tane tüm soruları doğru yapan çocuk var ama neden? Neden yapsın bu soruları? İlkokul için uygun bir beceri mi bu? Sadece sınav sıralaması için yapılıyor , orta birde yeniden başlanacak aynı konulara, aynı sorular yeniden çözülecek. Çok saçma, çok büyük ziyan değil mi?

Tabi i ben böyle hayaller Paris durumunda yaşarken gerçekte neleri kaçırıyorum kim bilir? Söylenmenin kime ne faydası var? Somut bir adım atmalıyız, çocuklar için bir yol haritamız olmalı. Nasıl, nereden başlamalı? Yurt dışında eğitim fantezide pek hoş ama uygulamada maddi manevi büyük açmazları yok mu? 17-18 yaşına gelmiş genç bir erkek olarak nasıl adapte olacak oraların yaşantısına, diline ?

Eğitim böyle mi olmalıydı? 6-18 yaş arası gibi asla geri gelmeyecek koskoca 12 yılda serseri mayın gibi ortalarda gezinen 20 milyon genç insan, çoluk çocuk..

E-POSTA ABONELİĞİ

Aşağıdaki kutucuğa e-posta adresini yazarak her yeni makaleden anında haberdar olabilirsin

Abone olduğunuz için teşekkür ederim.

Bir şeyler yanlış gitti. Lütfen tekrar deneyin.

4 YORUMLAR

  1. Bu sene Oytun 9. sınıfa başladı. LGS sinavını kazanıp neye göre nitelikli olduğunu anlamadığım bir okula başladı. Zor bir dönem atlattık en az 2 sene rahatız derken bingooooo. Sınavlar klasik bizim zamanımıza benzer sınavlar yapılıyor. Ve bunca zamana kadar testle giden çocuklar tanım yaparken afallıyorlar. Bilmediklerinden değil bildiklerini aktaramıyorlar. Beyinde geçiyor cümlede oturmuyor. Lisede madem buna geçiş yapacaktın neden ilkokulda dahi testi bindirdin ki çocuklara demeden edemiyorum…
    Bu konuda edilecek çok laf var da ne desek sistem dedikleri sistemsizlik değişmiyor işte…

    1. Of of..Gerçekten ne alaka? 8 yıl test çözdürüp sonra klasik sınav yapmak?? Çocuklarımız işin içinde olmasa kocaman bir şaka olabilirdi bunlar ama ne çare; tam göbeğindeyiz sistemin.
      Yolu açık olsun Oytun’un. Umarım rotasını belirlemesine yardımcı olacak insanlarla karşılaşır.

  2. O kadar acı gerçekler ki yazdıkların.
    AKıl alır gibi değil hükümetlerin Türkiye gibi kıskanılacak düzeyde genç ve çocuk nüfusuna sahip olan bir ülkenin bu harika nüfus oranını böylesine harcıyor oluşumuz. Düşündükçe kalbim sıkışıyor inan.. Yeğenlerimi gözlüyorum ben de bu konuda. Lise ortaokul ilkokul seviyesinde olanların sorularına baktığımda, zor, yoğun ve ders programı Acaip zor sorular. Bir sürü proje etütü vs vs.. Çocuk bir gün ders çalışmasın, bir gün tekrar yapmasın bütün plan aksıyor. Nasıl büyüyor ne olmak için hiç belli değil.. Çok üzülüyorum çok. Ama neresinden tutsak ben de bilmiyorum. Ben de anlayamıyorum.. 🙁
    Sevgiler..

    1. Akıntıya karşı kürek çekmekten 30 yaşında yaşlı hissetmeye başladım. Bir ülkede her alanda mı sıkıntı olur? Deveyi güdemiyoruz, diyardan gidemiyoruz, kaldık böyle ..Şükür online şeyler var artık, en azından alternatif bir yol buluruz diye umut ediyorum.

Bir cevap yazın