Bugün 20 mart cuma. Bodrumda hava soğuk ama nefis bir güneş var. Beş gün öncesine kadar pek de ciddiye almadığım Covid19 salgını artık yaşantımızın tam ortasında koca bir kaya gibi duruyor. İşe geliyoruz ama yemekhaneden yemeği alıp odamda yiyorum, kimseyi ziyaret etmiyorum, bir nevi odamdan çıkmıyorum.

Okullar 16 martta süresiz tatil edildi. 3 hafta dendi ama bana sorarsanız bu sene okul işi bitti. Online eğitimin ön hazırlığı yapılıyor, pek işleyeceğini düşünmesem de bakanlık hızlı hareket etti. Şaşırdım.

Ruh halim oynak. Yoğunlaşmakta zorluk çekiyorum ve kitap okuyamıyorum. Nazan Bekiroğlu’nun Mücella’sına başladım. Afife Jale’yi bitirdim. The Affair’e (dizi) devam ediyorum. 3. sezon oldu ve hala ilgimi çekiyor. Boşta kalır kalmaz açıp izliyorum, diyaloglar başarılı. 2. sezon 10. bölümdeki terapi sahnesi bugüne kadar izlediklerimin en iyilerindendi. Noah denen uyuzun ”Büyük adamlar karılarını hep aldatmış, kafasına göre yaşamış” demesi..Kadının ”Muhasebeciler de aldatıyor” şeklinde cevap vermesi..Seviyorum sizi senaristler.

Ve evet, yıllardır sağda solda sürünen, tozlanan Laura Ashley duvar kağıdını döşettim!!! Hem de Armut uygulamasından bulduğum bir ustaya. Adama 400 verdim, 130 lira da nalbur malzemesi aldık. Şükürler olsun, hayallerimin biri gerçek oldu.

Pek anlaşılmasa da çok güzel oldu, bir duvara yetmedi, bu renk de harika olmamış mı sizce? Yeniden ranza sistemine geçtik dün çünkü nihayet çalışma masası ve kitaplık aldık. Yine Çilek mobilyadan Korsan serisi.
mart 2020

Sadece üç hafta önce hayat hala normalken futbol sonrası eve gelen Mert. Akşam onu almaya gelen annesinin kuzeninden bahsedip şahane bir müzisyen olduğunu ballandıra ballandıra anlatması. İki gün önce Mert’in sınıfta gitar çalması ve Emre’nin tekrar gitar dersi almak istediğini söylemesi..İlk dersten sonra Old Mc Donalds’ı ikinci dersten sonra Caddelerde Rüzgar’ı çalan Emre. Duvardaki dünya haritası. Ne çok hayalim gerçek oldu şu son aylarda..Öte yandan babam göçtü gitti bu dünyadan kardeşim beş yıldır baba evine gelmedi..Böyle işte hayat.

Koronaya gelince..Biz de sizlerden fazla bir şey bilmiyoruz. Dünyaya çok şey öğretmesini ve kapitalizmi sonlandırmasını umuyorum. Bazen dehşet korkuyorum. Hastaneler sağlık personelini uzun süre koruyacak ekipmana sahip değil. Kendim alayım dedim olmadı. Maske (n 95 olan ) tükendi ben almaya çalışırken. Basit maskelerin 50’lik paketini cebinden 200 lira ödeyerek alan arkadaşlarım oldu. Salgınlar ve savaşlar bazılarını zengin etti her zaman. Eşim yoğun bakım hastaları ile direkt temasta ve ona bir şey olması ihtimali çok ürkütücü.

Evden sadece iş için çıkıyorum. Üstelik 13 martta altı yıldır kullandığımız fiorinomuzu sattık ve arabasızız. Motorla gidip geliyorum eşimin arkasında. Şikayetçi değilim. Park telaşı bitti diye sevineceğim neredeyse . Okulların tatil olması tabi iyi oldu çünkü ikinci dönemde çocukları ben alıyordum çıkışlarda . Hoş servisle gelirlerdi. Keşke ne korona olaydı ne tatil..

Haftaya çok vaka bekleniyor. Yayılma hızı korkunç. Belki eşim 14 gün hastanede kalacak..Belki bizlere de nöbet konacak..Umarım en hafif şekliyle atlatırız ve arada bir de olsa buluşmalarımıza – futbol antremanlarına- Starbucks’ın sütlü fitresine- kıyafet bakmaya- okul bahçesinde oğlanların top oynamasını izlemeye- veli toplantılarına- sınavlara geri döneriz.

E-POSTA ABONELİĞİ

Aşağıdaki kutucuğa e-posta adresini yazarak her yeni makaleden anında haberdar olabilirsin

Abone olduğunuz için teşekkür ederim.

Bir şeyler yanlış gitti. Lütfen tekrar deneyin.

Bir cevap yazın