6. Kitaplık düzeniniz neye göredir?

Belli bir düzenim yok. Son gelenler en sona koyuluyor, öyle çok düzenli bir insan sayılmam zaten. Sadece kitaplar değil genel olarak evdeki her eşyanın yerini bulma sorunu var. mümkün olsa ortalıkta gezinsinler ve kimse bana ”falanca eşya nerede” diye sormasın isterdim. Eşim düzensizlikten huzursuz oluyor diye kendimi zorlayarak toplamaya çalışıyorum, en azından çekmecelere tıkıştırmaya gayret ediyorum ama o çekmecelerin kurcalanmasını da hiç istemiyorum doğal olarak.

Özetle kitaplıkta da kafama göre takılıyorum. Yine de en sevdiklerim ve kişisel gelişim rafları ayrı şimdilik.

7. İmzalı kitaplara önem verir misiniz?

Vermem. Yüce insan Hasan Ali Toptaş bir söyleşisinde ”Kitap bittikten sonra benim değildir artık, onun kendi başına bir mevcudiyeti vardır” gibi bir cümle sarf etmişti.

İyi bir roman artık yazarın malı değildir hatta yazarı tanımak onu ”iyi” olmaktan çıkarabilir benim için. Son yıllarda bu meseleye böyle bakmaya başladım. Sevdiğim, çok değer verdiğim, kişisel tarihimde yeri olan kitapların yazarlarını ne kadar az tanısam o kadar iyidir çünkü insan eksiktir, kusurludur. Ona o romanı yazdıran yıllardaki hayat tarzı, ruh hali eninde sonunda değişecektir . Misal Elif Şafak.

Pinhan, Şehrin Aynaları, Araf, Bit Palas ve Mahrem’i yazan Elif Şafak, asi, kaybolmuş, yarı Amerikalı, gencecik bir kadındı. Bu romanları yazarken bitirmeye yakın acillik olduğunu anlatmıştı hiç unutmam. Kahramanlardan ayrılmak öyle zor gelirmiş ona. Sonra ne oldu? Evli, iki çocuklu, Ortadoğulu, kocasından sebep damgalanmış, göçebe bir kadına dönüştü. Kitaplar muhafazakarlaştı, sıradanlaştı. Basitleşti.

Misal Cihan Aktaş. Onun öykülerindeki kadınlar-ki onun kahramanları blogumda en sevdiğim yazılarımdan birinin içeriğidir – küskün, kırgın, unutulmuş, yerini bulamamış orta-alt tabakaya mensup kadınlarken bir heves aldığım Şirin’in Düğünü romanındaki Şirin’i okumamla birlikte kalbimdeki Cihan söndü gitti..

Demem o ki imzalı kitap olsa güzel olur, olmasa ne gam..

İki imzalıdan biri de canım Murathan’dan. Çok değerli. Erdal imzalattı çünkü.

8. Açık mı camekanlı-kapaklı mı?

Kesinlikle açık. Aramızda engel olmamalı. Tozlansın dert değil.

9.En değerli kitap / kitaplar?

Hımmm…Blog yazmanın faydasını göreceğim bir soru olmuş bu Leylak Hanımcığım.

Eş dost da sorar hep: En çok hangisini seviyorsun, ne önerirsin vs. Bunun üzerine bir yazı yazmıştım.

Beni En Çok Etkilemiş 22 Kitap

Şimdi düşünüyorum da hayatın boyunca tek kitap okuyacaksın deseler o ne olurdu? Veya Allah korusun evden kaçıyorum ve valize en fazla 2-3 kitap atabilirim? Vallahi bilemedim. Bulamadım.

Kitapları saklamayı sevmem çünkü onlara yer bulmak, tozlarını almak, tekrar okumayacaksam ,neden? Birine vermek için mi? Çocuklar okur diye mi? Kitaplarımın başına bir şey gelse okuma zevki için ilk alacağım şunlar olurdu:

Film afişini koydum, siz kitap olduğunu anladınız

Bunlar, her okuyuşumda (en az on kez okumuşumdur) büyülendiğim, nasıl yazmışlar bu cümleleri dediğim, zevkten dört köşe olduğum, keşke yazar olsaydım da böyle kitaplar yazsaydım diye hayıflandığım olağanüstü lezzette iki başyapıt..

10. Okunmamış kitaplarınız için ayrı raf var mı?

Yok. Düzensizliğin ilk kuralı. Her şey karman çorman. Genelde kitaplığın önünde dikilirken aaa bunu ne zaman almışım diyerek fark ederim o kitapları ama toplasan on tane bile yoktur. Aldığımı mutlaka baştan sona okurum, sıkıldıysam da göz gezdiririm, beğenmediysem ve üşenmezsem iade ederim.

11. Sol baştan say, yaşına denk gelen kitap?

Ne güzel bir mim oldu, teşekkürler Leylak Abla. Senin de Bizim Büyük Çaresizliğimiz’i çok sevdiğini öğrenmek beni fazladan mutlu etti.

E-POSTA ABONELİĞİ

Aşağıdaki kutucuğa e-posta adresini yazarak her yeni makaleden anında haberdar olabilirsin

Abone olduğunuz için teşekkür ederim.

Bir şeyler yanlış gitti. Lütfen tekrar deneyin.

1 YORUM

  1. Çok teşekkürler, harika bir etkileşim oldu bu mim, beklediğim üstünde ilgi gördü ve blogları canlandırdı biraz. “Bizim Büyük Çaresizliğimiz”in yeri çok ayrıdır ama keşke filmini izlemeseydim 🙂
    Çok sevgiler…

Bir cevap yazın