Beni En Çok Etkilemiş 22 Kitap

1.Ruhların Yolculuğu, Dr. Michael Newton

Bu kitabı 3 yıl önce okudum ve o günden sonra farklı bir insan oldum. Birçok korkuma veda ettim. Ya çocuklarımdan önce ölürsem? Dünyada neden bu kadar çok acı var? Neden bu ülkede bu aileye doğdum? Bu sorularıma cevap buldum ve daha sakin-huzurlu bir kadın oldum.

2. Coşkuyla Ölmek, Şule Gürbüz

Genç sadece canlıdır. Canlı ama ruhtan uzak, canlı ama akıl ve anlayıştan uzak. Heyecan, ürperti, korku, tedirginlik, vesvese, telaş ve tuhaf bir coşkunlukla tıka basa dolu. Gencin coşkusu derken bu coşkunun çoğu hayal kırıklığının taşması neticesinde oluşan keder coşkunluğu ve hayatiyet gibi de görülebilecek ölüm coşkusudur. İhtiyar coşkusuz ölür, genç eğer ölürse coşkuyla ölür. İtiraf edeyim gençken ölmeyi çok isterdim. Coşkuyla ölmek isterdim.

Şule Gürbüz destan gibi yazıyor, kendine has , sihirli bir dili var. İki kitabını daha okudum ama Coşkuyla Ölmek kesinlikle favorim.

3. Öfke Dansı, Dr. Harriet Lerner

Reklamcı şarlatanlar gibi mucize çözümler önermiyor, terapilerin en az bir yıl sürdüğünü ve sürecin sonunda kimsenin tamamıyla mutlu olmadığını önemle belirtiyor. Çünkü bir kadının ”Ben ne istiyorum” sorusunu sadece sorması bile hayatındaki pek çok şeyi değiştirebiliyor. Kadın, kocasıyla veya annesiyle ”hep vermek” üzerine kurduğu ilişkideki değişimi kabul etmemek için direniyor . Bir çok yeni sorunla boğuşmak gerekiyor.

Her kadın okumalı dediğim bir kitap ..

4. Kurtlarla Koşan Kadınlar, Clarissa P. Estes

Peri masalları on sayfada sona erse de yaşamlarımız daha uzun sürer. Bizler çok ciltli kitap takımlarıyız. Hayatımızın bir bölümü duvara toslayıp yansa da her zaman bizi bekleyen bir bölüm ve sonra başka bir bölüm daha vardır.Bir başarısızlıktan nefret ederek zamanınızı harcamayın. Başarısızlık, başarıdan daha büyük bir öğretmendir.”

Okuması kolay değil ama kesinlikle dişi tarafımızı uyandıracak ve insan olarak bizi dönüştürebilecek bir eser..

5. Şiddetsiz İletişim; Marshall B. Rosenberg

Bir atölye çalışmasında bu tür kalıplaşmış tutumları tartışıyorduk. Bu kalıplar içinde düşünmeye alışmış bir kadın bir şey isteyeceği zaman bunu, hem bir şey istemeye hakkının olmadığına inandığını gösterecek hem de ihtiyaçlarının önemli olmadığı izlenimini bırakacak biçimde konuşacaktır. Basitçe çok yoğun bir gün geçirdiğini, kendine zaman ayırmaya ihtiyacı olduğunu söyleyemez. Bunun yerine şöyle der: Biliyor musun bütün gün kendime bir dakika bile ayıramadım. Bütün gömlekleri ütüledim, haftalık çamaşırları yıkadım, köpeği veterinere götürdüm, toplantı için sitedeki herkesi aradım.” Kadının sızlanmaları dinleyende şefkat yerine direnç uyandırır. ”

İletişim deyince Rosenberg’in eline kimse su dökemez. Sorun şu ki 3 ayda bir okuyup hatırlamak lazım yazanları.

6. Parasız Yatılı, Fürüzan

Parasız yatılı imtihanlarının çocukları hep erken gelir. Hiç gecikmezler.

Bir şey iste deselerdi, hani var ya o masallardaki gibi, periler cinler çıkıp dilek sorduklarında, okumayı yazmayı sökeyim isterdim.
Oğluma iki satırcık yollamak için…

Kalpte bir kurşundur Parasız Yatılı..Ağlayamazsın bile, kilitlenir kalırsın. Acayip bir kitap bu, tekrar okumaya kalbim dayanmaz diye elim gitmiyor.

7. Hayvanlardan Tanrılara Sapiens; İnsan Türünün Kısa Tarihi

Topluca yapılan tüm insan faaliyetleri içinde örgütlenmesi en zor olan şiddettir. Bir orduyu yalnızca zor kullanarak örgütlemek imkansızdır. En azından bazı komutanların ve askerlerin Tanrı, onur, erkeklik, vatan ve para gibi şeylere inanması gerekir. 

12 yıllık temel eğitimde öğrenemediğim insanlık tarihini bana anlatan kitap..

8. Kırmızı Kazak, Meltem Gürle

Kurt okuyucuyu, aslan okuyucudan ayıran en önemli özellik, ikinci bir kez okumayı istemeyeceği her kitaba şüphe ile bakmasıdır.  Onun ilgilendiği kitaplarda önemli olan yolun kendisi değil, o yolda nasıl yüründüğüdür

Okuyun, okutun, onlarca kitap adı öğrenecek, bitirdiğinizde entelektüel ne demekmiş anlayacak ve Meltem hocaya aşık olacaksınız..

9.Iza’nın Şarkısı, Magda Szabo

Etelka, ev işleriyle ilgili tasaları seviyordu. Sanki ev, yemeklerin yanması, odunların ıslanması için türlü fesatlar karıştıran, her gün yeniden mağlup edilmesi gereken gereken küçük ve kötü cinler tarafından kuşatılmış gibi, başarılı bir sofranın ardından ya da ay sonunda tasarruf edilen parayı sayarken zafer kazanmış gibi hissediyordu

Annemi bu kitaptan sonra anladım ve kalbim günlerce sızladı..

10.Yaşam Koçluğu; Talane Miedaner

Kitapta on bölüm var, sırayla gidilir ve en az birkaç yıllık ciddi bir plan yapılırsa güzel sonuçlar verebileceğinden eminim ama sabır gerekiyor. Mucize beklememek gerekiyor. İstekli olmak gerekiyor.

11. Kardeş Rekabeti, Faber ve Mazlish

”Eşit sevilmek bir şekilde az sevilmektir”

” Kendinize her çocuğa eşit bir tutkuyla bağlı olmanın şart olmadığını farklı çocuklara farklı duygular hissetmenin normal olduğunu söyleyebilirsiniz. Yapmanız gereken favori olmayan çocuğunuza daha yakından bakıp onu özel kılan şeyleri keşfetmeye çalışmak ve bunun mucizesini ona yansıtmak. Kendimizden sadece bunu isteyebiliriz. Çocuğun ihtiyacı da budur zaten. ”

Tek çocuklu çok çocuklu fark etmez, her ebeveyn mutlaka okusun dediğim kitap..

12. Unutma Dersleri; Nermin Yıldırım

” Elime siyah kaplı bir dosya tutuşturdular. Üzerinde kara kutu yazıyordu. Demek ki çoktan düşmüştük.”

”Bir şeyler arayıp durmayı, bulmanın aramakla değil, kaybetmekle ilgili olduğunu anladığımda bıraktım”

”Kalbimi eşelerken , hayallerimin aynı kaldığını keşfetmek beni şaşırttı. Orada olduklarını bile bilmiyordum. Belli ki kırılmamak için saklanmışlardı. Hayallerimi hatırlayınca masumiyetime inandım.  Sanırım bu bana her şeyden daha iyi geldi. ”

Benim için Nermin Yıldırım’ın zirvesi..

13. Artık Biliyorum, Oprah Winfrey

Nasıl içten, nasıl güzel anlatıyor ve her bir bölüm ruha işliyor…

”Ne zaman zor bir karar vermek zorunda kalsam kendime soruyorum: Yanlış yapmaktan, reddedilmekten, aptal durumuna düşmekten veya yalnız kalmaktan korkmasam ne yapardım?”

”Açlığını çektiğim sevgi ve onayı kendimden başka hiçbir yerde bulamayacağımı anlamam yıllar aldı”

14. Yetenekli Çocuğun Dramı, Alice Miller

”Var olanlarsa çocuklardırzeki, uyanık, dikkatli, çok duyarlı, hep el altında, kullanılmaya hazır, herşeyden önce şeffaf ve güvenilir, kolayca yönlendirilebilir varlıklar.”


”Her insanın derininde, kendinden bile az çok gizlediği, içinde çocukluk dramının aksesuarlarının bulunduğu bir ‘arka odası’ vardır. Kimseyi sokmadığı bu gizli odasına mutlaka girecek olanlar yalnız kendi çocuklarıdır. İnsan çocuk sahibi olunca odaya hareket gelir, hazırlık başlar: çünkü dramın devamı için gereken ortam sağlanmıştır.’

Bu kitabı okumayan benimle muhatab olmasın 🙂

15. Derle,Topla,Rahatla – Marie Kondo

Yığının ortasına oturacak ve her birini tek tek elinize alacaksınız. Soru şu: Bu elimdeki giysi bana haz veriyor mu? Mutlaka dokunacaksınız, hissedeceksiniz. Cevap hayırsa doğru atılacaklar torbasına! Yeniymiş, evde giyerim’miş, hediye gelmişmiş, hiç bir mazeret yok, Tek nokta HAZ. Bu şekilde bir günde evinden 200 çöp torbası çıkaran müşterisi varmış! İyi de her şeyi atınca ne giyeceğim sorusuna hiç gerek yok diyor Marie. Kıyafetsiz kalan tek müşterisi bile yokmuş.Kitaplar ve diğer kategoriler içinde aynısı geçerli. ”Bir gün okurum,belki bir gün gerekir” yok. Haz vermiyorsa atacaksınız.

Ah Marie ah..At at bitmiyor..

16. Bizim Büyük Çaresizliğimiz, Barış Bıçakçı

Yaşayanların kavramları olurdu, yaşamayanların yasakları, suçları, günahları.”

”…ama bu bir aşk şarkısıydı, mutlulukla mutsuzluğu aynı tepside sunuyordu.”

Bu kitabı 100 kere daha okuyabilirim. Öyle kendine özgü, on numara bir eser.

17. Hastalık İyileşmeye Giden Yoldur

Vücudumuzda belirti olarak ortaya çıkan aslında görünür olmayan bir sürecin görülebilir bir ifadesidir ve tek amacı sinyal verek o ana dek gittiğimiz yolda bizi durdurup , bir şeylerin yolunda gitmediğini gösterek sorular sormamızı sağlamaktır. Hastalık belirtilerine kızmak ya da yok ederek, bilincimizin kendini ifade etmesini engellemek ise çok saçmadır. Belirtileri engellemek yerine akmasını sağlamamız gerekir.Bunun için belirtilerin çok daha derinlerine bakarak , belirtilerin neye işaret ettiğini anlamayı öğrenmeliyiz. 

Baskısı yok; bulursanız kaçırmayın.

18. Mahrem, Elif Şafak

Bilirdi ki , yalnızlık en çok erkeklere koyardı. Erkekler sırf gece yalnız kalmamak için hava kararır kararmaz kendilerini dışarı atıp , önce birbirlerini , sonra da birbirlerinin sohbetinde aradıkları teselliyi bulur; ama vakit ilerledikçe , çokluktan bokluk damıtıp , cılkını çıkarırlardı iki kadeh arkadaşlığın. Ne vakit bir araya gelseler, hele de kafaları az buçuk dumanlıysa , birbirlerinden kuvvet ve kuvvetlerinden feyz alarak, bakır akçe kahramanlıklar peşinde koşarlardı.

Ne var ki, hayatta bir kez ele geçerdi erkeklerin eline, çocukluk karabasanlarının dallı budaklı ağaçlarını budama fırsatı. Bakırı billura çeviren efsun, gitti mi dönmezdi asla. Zaten kime ne zaman aralanacağına kendi başına karar veren bir kapıydı simya. Bu yüzden de kaçan fırsatlar geri gelmezdi bir daha. Oysa istediğini elde edemedikçe daha da kararırdı ayın karanlık yüzü.

Bu da E.Ş’nin zirvesi; en parlak mücevheri..

19. Marcel Proust, Kayıp Zamanın İzinde

Seçkinliğin bayağılığa bu şekilde köle oluşunun birçok evlilikte kural olduğu sonucuna varmak için, tam tersini düşünmek yeterlidir: Nice üstün nitelikli kadın vardır ki, bir dangalağın kendilerini büyülemesine, en ince sözlerini acımasızca kınamasına izin verirler ve onun en yavan şaklabanlıkları karşısında, sevginin sonsuz hoşgörüsüyle kendilerinden geçerler. (Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde)

Oggitodaki şahane yazıyı okuyunuz

20. Üç Aynalı Kırk Oda, Murathan Mungan

Görsel dikkatcekiyorum isimli blogdan
Sevgili Muştik anlatıyor …

Kadınlık deyince Murathan’ımızın yeri başka, bu kitabı bir baş yapıt..

21. Heba, Hasan Ali Toptaş

” Bu akraba meselesi içinden çıkılmaz bir şeydir. Bazen için kopar dışın bağlı kalır mesela bazen de için bağlı kalır ama dışın kopar. Bazı akrabalara da yokluğunda kavuşulur ne yazık ki. Evet, hayatın oynadığı oyunlar yüzünden bazen öyle olur ya da insanı ihmalkar kılan hayatın gürültüsü yüzünden.”

” İnsan bir kez lafa başladı ve birazcık yol aldı mı kendi sesiyle kendini şımartıyor galiba. Şımarmak da biliyorsunuz, çocukluğumuzdaki ruha misafirliğe gitmektir.”

Benim için Hasan Ali’mizin akıcı sayılabilecek tek kitabı ve aşkımızın başlangıcı..

22. Belirsizlik ve Değişimle Birlikte Güzel bir Hayat; Pema Chödrön

 Eski kocamla ilgili bir rüya görmüş ve çok sinirlenmiştim. Uyandığımda bir gün önce yaşadığım bir olayı düşündüm ve tekrar sinirlendim. Dikkatimizi vermemiz gereken şey filmimizin içeriği değil projektördür. Acımızın kaynağı yazdığımız hikaye değildir; bu hikayeyi yazma eğilimimizdir. Kendimize acımak, kıskanmak, öfkelenmek gibi eğilimlerimiz, alışkanlık haline gelmiştir, çok iyi tanıdığımız bu duygusal tepkiler sürekli suladığımız ve beslediğimiz tohumlar gibidir. Ancak her durduğumuzda ve esas enerji ile anda kaldığımızda bu eğilimleri pekiştirmeyi bırakır ve kendimizi yeni olasılıklara açmaya başlarız.” s.26

Çok çok sağlam bir bakış açısı, adeta bir devrim ..



(Not 1: İtalik cümleler dışındaki her kelime kitaplardan alıntıdır. Üçü hariç hepsi hakkında yorum yazısı yazmışım, linkler ekledim. Okursanız sevinirim.)

(Not 2: Bu 22 kitap, okuma tarihimde beni çok heyecanlandıran, ağlatan, sevindiren ve büyüten / iyileştiren kitaplardır. Şahsi bir listedir, sadece Proust ‘ölmeden önce mutlaka okunması gereken kitaplar’ içinde yer alır . Çok düşündüm ; favori kitaplarım benim içimde duygu uyandıran kitaplarmış, bunu anladım. )



E-POSTA ABONELİĞİ

Aşağıdaki kutucuğa e-posta adresini yazarak her yeni makaleden anında haberdar olabilirsin

Abone olduğunuz için teşekkür ederim.

Bir şeyler yanlış gitti. Lütfen tekrar deneyin.

6 YORUMLAR

  1. Günaydın.
    Yedi tanesini okudum. Bazı kitaplar gerçekten de hayatımızın döngüsün de karar verirken, ya da kendimiz de bir şeyleri değiştirmek isterkeb öyle yardımcı oluyorlar ki….
    Selamlar, 🙂

    1. Hele benim için; kitaplar arkadaşım gibi ama insanın yerini tutmuyor, değil mi?

  2. Çok güzel bir yazı.. eline sağlık

  3. İçinde okuduklarım ve okumak istediklerim de var, listeyi not alıyorum kenara :)) Kurtlarla Koşan Kadınlar benim de başucum olmuş durumda :))

    1. Okurken hiç kolay değil ama bitirince müthiş bir iç görü ve bakış açısı kazandırıyor. Estes, harika bir iş yapmış.Yazılarını hep okuyorum ; seni sayfamda görmek çok güzel 🙂

Bir cevap yazın