The Duchess (Düşes) Dizisi Netflix Yorum

Neksfliz bir derya, okyanus, uçsuz bucaksız Serengeti düzlükleri..Tonla dizi, film, belgesel ne ararsan var amma…Ben izleyecek bir şey bulamıyorum arkadaş! Algoritma denen yeni diktatör habire aynı yapımları öneriyor. Başladığım birkaç dizi hiç sarmadı; Mindhunter, Stella hatırladığım ikisi.

Rita’yı bitirdim. Eğitim çağında çocuklarınız varsa, Danimarka’yı merak ediyorsanız tavsiye ederim. İlk 3 sezon daha çok okulda geçiyordu. 4 ve 5. sezonlarda biraz daha Rita ve Hjordis’in kişisel hikayesine odaklandılar.

Ratgele gezerken Düşes’e denk geldim. Tek sezon olunca başladım veee Banu Alkan’ın 2020 İngiliz versiyonu ile karşılaşınca bir çırpıda izledim. Bol botoks, bol dolgu ve bilumum estetik müdahaleye seve seve maruz kalmış başrolün adı Katherine Ryan’mış. Senarist ve yapımcı da o. Yetenekli ve azimli biri demek ki.

Kasvetli Londra sokaklarında şu kıyafetlerle gezen bir kadın:

”Hayatım senin için fedakarlık yapmakla geçti” diyen anne ve
”Sen ebeveynsin, işin bu, bunun için madalya bekleme” diyen çocuk.
Tüller, payetler, şıkır şıkır uzun elbiseler, elbette yüpyüksek topuklar, rengarenk bir kadın…

30’lu yaşlardaki Katherine kendi işini kurmuş bekar bir anne. Ultra mükemmel olan kızının babası ise teknede yaşıyor, eski bir pop şarkıcısı, işsiz güçsüz bir serseri.

Katherine, erkeklere ihtiyaç duymayan, biraz anarşist, sadece kendi kuralları ile yaşayan epeyce özgür bir kadın. Düzgün bir sevgilisi var, adam diş hekimi, kadına aşık fakat Katherine kızı ile uyuyor, sekse pek hevesli değil ve sırf aynı babadan olsunlar diye eski sevgilisinden çocuk yapmaya çalışıyor.

İlgiyle izledim. Katherine’nin özgürlüğüne, rahatlığına, o prenses taçlarıyla dolaşırken sürekli küfür etmesine, kızıyla olan ilişkisine baya şaşırarak.

Sekiz bölüm (Bölümler kısa, 25 dakika civarında) bir çırpıda bitti. Final ters köşeydi, hiç beklemediğim şeyler oldu.

Hafif, yormayacak, renkli, sürprizli ve kısa bir seyirlik arıyorsanız tavsiye ederim.

E-POSTA ABONELİĞİ

Aşağıdaki kutucuğa e-posta adresini yazarak her yeni makaleden anında haberdar olabilirsin

Abone olduğunuz için teşekkür ederim.

Bir şeyler yanlış gitti. Lütfen tekrar deneyin.

2 YORUMLAR

  1. Bunu hemen izleyeyim ben de. İngilizler bu işi biliyor. Amerikan İngilizcesine ve insanına katlanamadığımdan dizilerine de odaklanamıyorum. Benim netflix2te bayılarak izlediğim diziler.

    1- The crown
    2 – Fleabag- başroldeki kadının hayranıyım.
    3-Polisiye seversen Broadchurch
    4-Doc Martin -genel cerrah olarak çalışmış hekimi kan tutuyor ve gp olmaya karar veriyor- bu komedi.çok gülüyorum.
    5- After life- güzel duygusal,kafa açıcı
    6- Derek- special needs bir bireyin hayata kattığı güzellikler üzerine. benim kafamı açtı.
    Hepisi de orijinal İngiliz yapımı:)

    1. After life ilk sezonu izledim, çok da beğendim. Broadchurch çok öneriliyor, polisiyeye de bayılırım, bence True Detective ilk sezon gelmiş geçmiş en iyi dizilerden biridir ama Broadchurch’deki başroller bana çok itici geldi ve bıraktım. Diğerlerini hiç bilmiyorum, Fleabag ve Derek’i hemen izleyesim geldi 🙂 Teşekkürler Blue Agenda.

Bir cevap yazın