Rita izliyorum bu ara. Haftada 2-3 bölüm belki. Dördüncü sezondayım. İlk üç sezonu izleyeli baya oldu, dört pek sarmamıştı. Beşinci sezon çıkmış ama ben sırayla gideyim dedim.

Rita bir öğretmen. Anladığım kadarıyla ilk ve ortaokul çocuklarına ders veriyor ve tam anlamıyla bir anti-kahraman. Elde sigara, açık sözlü, dan-dun konuşan bir kadın. İlk sezonlarda erotizm dozu yüksekti, Rita’nın elinden uçanla kaçan kurtulamıyordu. Okul müdürü, veli, barda bulduğu adamlar..Büyük bir şaşkınlıkla izlemiş ve öğrenci sorunlarına bulduğu çözümlere ağzım açık bakakalmıştım.

Eski dostum Bahar’la kendimizi kınamak için kullandığımız bir tabir var ”Kendini Danimarkada Sanmak”. Meali şu: Her ortadoğulu gibi biz de sürekli bir eleştiri ve şikayet halindeyiz. Okullar şöyle olsa, öğretmen böyle olsa vs. Suç bizde değil elbette, ülkede yolunda giden şey pek fazla değil malum ama sonuçta bu topraklarda yaşıyoruz, dibine kadar da Doğu’luyuz. Elde ne varsa onunla mutlu olmak yapılacak tek şey.

Ne zaman biraz fazla söylensek birimiz diğerini uyarıyor ”Yine kendimizi Danimarka’da sanıyoruz”.

Biraz da bu yüzden Rita’yı merakla izliyorum. Kimdir bu Danimarkalılar? Yıllardır en mutlu insanlar seçilen bu halk ne yer ne içer nasıl yaşar?

kitabı bile var

Sonuçta bu bir dizi, gerçek hayatla ne kadar örtüşüyor bilmiyorum. İzlenimlerim şöyle:

-Botokslu, dolgulu, fönlü kadın yok dizide. Başrol Rita dahil. Kilolu, yüzü gözü olduğu yaşta, 30 yıl öncesinin Almancı valizlerinden çıkmışa benzeyen kıyafetlerle giyiniyor kadınlar.

-Hayatları pek durağan. Binalar tek katlı, yeşil düzlükler bol, hava kapalı, herkes bisiklete biniyor. İçimin çok sıkıldığı yağmurlu bir pazar günü hissiyatı veriyor.

– Sofra, misafirlik, ayıp olur filan yok. Herkes bir tabağa bir şeycikler -sandviç veya spagetti- koyup bir köşede yiyor.

-Memurluk yok; okul kapanınca öğretmenler işsiz kalıyor.

-Ben erkeğim ben kadınım, şunu yapmam bunu yapmam yok.

-Öğrenciler ne isterse söylüyor. Her şeye karşı çıkıyor.

-Danca çok tuhaf bir dil; Uuufe, Raynulf gibi isimler var ve gırtlaktan çıkıyor sesler.

-Alkol su gibi. Temel gıda ve içecek alkol.

Buraya kadar yazdıklarımdan sanki hoşuma gitmemiş gibi anlaşılıyor ama öyle değil. Çok hevesle, garip bir özenme duygusu ile izliyorum.

4. sezondaki yaşlı, papyonlu öğretmenin Rita’ya söylediklerinin içinden şu cümleyi hatırlıyorum:

” O zaman sen çocukların olmak isteyeceği bir yetişkin ol”

Rita’daki genişlik, rahatlık,dürüstlük çok hoşuma gidiyor. İnsanların o çocuksu halleri, kostümler giyip ormanda rol yapmaları, okul çocuklarının serbestliği, deneyerek öğrenmeleri vb birçok şey beni mıknatıs gibi çekiyor.

Canı sıkılan bir göz atsın, pişman etmeyecek bir dizi.

E-POSTA ABONELİĞİ

Aşağıdaki kutucuğa e-posta adresini yazarak her yeni makaleden anında haberdar olabilirsin

Abone olduğunuz için teşekkür ederim.

Bir şeyler yanlış gitti. Lütfen tekrar deneyin.

7 YORUMLAR

  1. Kendini Danimarka’da sanmak müthiş bir iğneleyici cümle olmuş… Altında yatan farkındalığı da mevcut durum tespitini de çok beğendim…

    Ben bunu günlük hayatımda kullanırım :))

    1. Tabiki, tepe tepe kullan. Gene geldi Danimarkalılar gibi mesela.

  2. Yazını gülümseyerek okudum. Geçen sene bir proje dolayısıyla bir süre Odense adlı Kopenhag’a iki saat uzaklıkta bir şehirde okul gözlemi yaptım. Hatta oradakilere Rita gibi bir öğretmeniniz var mı dediğimde, ilk önce bilmeme hayret ettiler, öyle bir baaş belası neyse ki yok dediler. Çok okul gördüm ama Danimarka başkaydı. Bir kere ilişkiler çok eşit. Biröğretmen ve öğrenci ilişkisi. Sınıflar büyük, imkanlar çeşitli. Samimi olduğum bir öğretmen,bazen sokak kapısını kapatmayı unuttuklarını söylemişti. Tabii şehir biryandan kabirazabı gibi, çok sessiz ; ama sevdim. Daha çok evlerde sosyalleşiyorlar. Bu yakın arkadaş olduğum öğretmen evine davet etti. sANA EVİ GEZDİREYİM NASIL YAŞIYORUZ GÖr dedi, dağınıktı ev. Bz öyle bir eve misafir çağırmayız ama tam da benim istediğim bir yaşam biçimiydi. Ben dağınık eve misafir çağırsam ben değil çağırdığım kişi daha çok rahatsız oluyor. Anlat anlat bitmez, ama online dersime yetişmem lazım. Son cümle kırk yıl ekmek de yesek bir Danimarka olamayız. Selamlar sevgiler

  3. ya bu arada Özlem kim bilmiyorum, yukarıdaki yorumu maviajanda ben attım. ama nasıl İsim Özlem çıktı bir fikrim yok,şaşkınım

    1. Yaa, lütfen biraz daha anlat 🙂 Bak çok merak ettim.

      Elbette olamayız, son sezonda bunlar İsveç’e gidiyor okul gezisine. Rita orada bir güvenlikçiyle kapışıyor ama bir izlemen lazım. Bir İsveç’li ve bir Danimarka’lı ne için tartışır?? Böylee dakikalarca düşündüm o bölümden sonra.

      Bizi şimdi alıp Danimarka’ya koysalar 3 günde koşa koşa kaçarız. Yapamayız adım gibi eminim. Çocuklarımız da yapamaz. Belki torunlar veya torun çocukları. O kültürel kodlar bambaşka bir olay.

  4. İlgimi çekti, bakacağım 🙂 Sevgiler..

Bir cevap yazın