Dağınık Zihinler, Kitap Yorumu

Eylül 30, 2022
42
Views

Yazar Gabor Mate, Amerikan kişisel gelişim dünyasında tanınan ve sevilen biri. Ülkemizde yayınlanan iki kitabının da okuyanı çok. Dağınık Zihinler’i bitirdiğimde ben de Türkçeye çevrilmiş bütün kitaplarını okumuş olacağım.

Maalesef çeviride küçük diyemeyeceğim hatalar çok; bazı paragrafların ne ifade ettiği anlaşılmıyor; Google çeviri ile kelime kelime çevirmişler sanki. Kağıt fiyatları arttıkça masraf kısmanın yolunu çevirmenlere az para ödemekte bulan yayınevleri yüzünden okuduğundan lezzet almak giderek zorlaşıyor.

İnsanların iç dünyasına, çocuk büyütürken yapılan yanlışlara, çocuk odaklı ebeveynlik kavramına ilgi duyan ve bu alanda birçok okuma yapmış biri iseniz -benim gibi- bu kitapların size söyleyeceği yeni bir şey yok. Hatta bende bir şablonla yazılmış düşüncesini uyandırıyorlar ; önce uzun bir giriş, kitabın konu ettiği şey neyse onun ne kadar önemli olduğu, eski yeni her türlü sorunun arkasında o şeyin olduğu, bu sorunu (muz)u çözersek bambaşka bir insan olacağımız gibi ”Vay be galiba evrenin anahtarını buldum” dedirten türden afili cümleler, araştırmalar, sıçanlar veya maymunlar üzerinde yapılmış deneyler, 1970’lerde-80’lerde daha internetin i’si bile yokken varılmış yargılar, sonuçlar vb. Arada örnek vakalar. Çözüm önerisi kısmında ise ”Bağ kurun, en önemli şey bağ ve ilişki” şeklinde özetlenebilecek ama bunu 8-10 maddeyle anlattıkları genel geçer tavsiyeler.

Peki, nasıl bu kadar ilgi çekiyor ve radarımıza girebiliyorlar? Öncelikle hitap ettikleri kitle bizler gibi duyarlı, suçluluk duymaya hazır anneler. Bu gruba ürün satmak için çocuklarındaki sorunlara mucize çözümler bulmuş gibi davranmanız yeterli. Çocuğunu iten, kakan, sözel olarak aşağılayan, küçümseyen, bir birey olarak değil de kendi uzantısı sanan hiçbir anne-baba zaten herhangi bir kitap okumuyor. Bizim gibilere ise koca koca kütüphaneler verseniz hala çocukla ilgili okuyacak ne var diye sağa sola bakarız.

İkinci neden mutlaka ilgi çekici bir başlık ve alt başlık buluyorlar ve çok cazip bir arka kapak yazısı hazırlıyorlar. Bu kitabın arka kapağında yazan ilk cümleye bakalım:

” Çocuklarımızı sevgi dolu bir güven ortamında yetiştirmek için elimizden geleni yapan ebeveynler olarak halihazırda hissettiğimizden daha suçlu hissetmemizin hiç lüzumu yok. İhtiyacımız olan şey daha az suçluluk. ”

Elbette okunsun; okunmasın demiyorum ama kendi toplumlarının ve sistemlerinin normallerini bütün dünyada da normal zannetmeleri hoşuma gitmiyor.

Gabor Hoca da, 80 yaşına yaklaşmış, benzer pek çok kişisel gelişim/ psikoloji kitabının yazarı gibi Yahudi asıllı bir Amerikalı. Artık piyasadan çekilseler de internetle büyümüş bilirkişilere yer açılsa dediğim türden bir insan. Bu kitabında çağımızda adeta moda haline gelmiş Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunu ele almış. Kendisi ve üç çocuğunda da DEHB teşhisi olduğunu ilk sayfadan itibaren sık sık belirtmiş.

DEB’den mustarip kişilerle ilgili öyle şeyler söylüyor ki bilmem bunlardan bir kaçına sahip olmayan herhangi bir insan var mıdır? İşte DEB’li bireylerin bazı özellikleri:

-ilgi duydukları konuya odaklanma ancak yüksek motivasyona ihtiyaç duyma

-düşünmeden konuşma, sıra bekleyememe, başkalarının sözünü kesmekten kendini alamama

-aşırı konuşma, çenebazlık

-uzun vadeli erteleme ama istediği bir şey varsa da derhal olmasını isteme

-hafıza kayıpları, unutkanlık

-yarım bırakılmış işler, projelerle dolu bir yaşam

-sürekli şaka yapma, daldan dala atlama, sessizliğe tahammül edememe

Peki neler yapabiliriz noktasına geldiğimizde içindekiler kısmı şöyle:

DEB’li çocuk için öneriler kısmında dikkatimi çeken ve işime yarayacağını düşündüğüm nokta çocuk ilgi talep etmeden ebeveynin ilgi göstermesi gerektiği oldu. ”Talep üzerine ilgi göstermek çocuğa asla yetmeyecektir ” diyor yazar. Çocuğunuzla birlikte olmaktan, vakit geçirmekten gerçekten hoşlandığınızı, onun varlığından mutluluk duyduğunuzu anlamasının bir yolunu bulun diyor. Bu nokta beni düşündürdü. ”Yuh artık, daha ne yapacağız ? Zaten yaşamımız onların yörüngesinde geçiyor” şeklinde otomatik düşüncelere kapılsam da aslında yapacak şeyler olduğunu biliyorum.

Diğer öneriler dayatmacı olmayın, odasını sadece kendisi istediğinde toplayacağını kabul edin vb. şeyler.

DEB’li yetişkinlere tavsiyesi de kendinizi olduğu gibi kabul edin , yargılayıcı olmayın vb bende çok yankı bulmayan cümleler.

Sonuç kısmında Ritalin gibi ilaçların bazı kişilerde mucize yarattığını ama ilaç kullanma kararının kişiye bırakılması gerektiğini söylüyor. Sağlıklı beslenme, egzersiz, doğada zaman geçirme, meditasyon gibi faaliyetlerin çok büyük faydası olduğunu anlatıyor.

Dağınık Zihinler benim için okunmasa da olur kategorisindeydi ama DEB tanısı almış çocuğu olanlara daha fazla şey ifade edebilir. Benim bu Amerikan stili psikoloji hikayelerinden sıkılmış olmam değerlendirmemi etkiliyor . Eskiden olduğu gibi dikkatle ve inanarak okuyamıyorum bu tarz kitapları.

Bugün eylülün son günü. Ekim geldi bile. Bol bol okuma zamanı. Bir de yağmurlar başlasa..

TÜM YORUMLAR

  • Merhaba. Bloğunuzu mail ile takip ediyordum ama sanırım o özellik kaldırılmış. takip et butonunu göremedim. Bloğunuzu nasıl takibe alabilirim acaba?

    Sule Uzundere Ekim 2, 2022 7:26 pm Cevapla
  • Sevgili Elif merhaba,yazılarını çok zevkle okuyorum. Yeni yazı var mı diye süerekli takip ediyorum. Bunları söylemeden geçmek istemedim.
    “Çoçuklarınıza Tutunun” kitapı nasıl? Kitabın adı beni çarptı. Bende çocuklarımla çok uğraşıyorum. Zaman zaman şikayet etsemde bu durumdan, ama sanki daha çok bunu kendim için yapıyormuşum gibi geliyor, tutunacak dal gibiler benim için.
    Ayşe

    ayşe Ekim 3, 2022 9:43 am Cevapla
    • Ayşe, selam. ne kadar mutlu ettin beni, çok teşekkür ederim.

      Çocuklarınıza Tutunun bence okunmalı ama yazıda dediğim gibi, neredeyse dörtte üçü ”Çocuklar akranlarıyla değil ailesiyle vakit geçirmelidir çünkü…” diye devam ediyor. Bir sürü -bence gereksiz- açıklamalar, hikayeler vs. Çözümler kısmında pek de bilmediğimiz bir şey yok ama bakış açımı az da olsa değiştirdi ve okuduğuma memnunum.

      Aydınlık Yüz Ekim 4, 2022 3:33 pm Cevapla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir