Günler Geçip Giderken

Temmuz 31, 2023
118
Views

Bir yaz daha geçiyor; aslında ömür geçiyor da adet olmuş işte, yaz gelsin, kış gelsin derken koca koca yılları devirip duruyoruz.

Kafamın içi çıfıt çarşısı gibi; her an başka bir şeyle mücadele halindeyim, maymun beyni diye bir laf vardı bir aralar, daldan dala atlayan düşünceler için ne kadar uygun bir tabir. Galiba biz de çağın hastalığına yakalandık ; kendini meşgul sanma hastalığı. Günün sonunda elimizde kalan daha çok borç, daha çok zihinsel yorgunluk , tükenmişlik hissi ve temel problemlerin olduğu yerde duruyor olması. (Örneğin evimle barışamamam, ev işleri-yemek vb rutine oturtamamam, çocukların başı boşluğu).

Tabi ki ve iyi ki arka planda hayat akıp gidiyor. Misafirlerimiz oldu bu yıl, teyzemler geldi, Max geldi, Ecem gelecek. Gerçek hayata bağlıyor beni bu koşuşturma, aksi takdirde Netflix izle, uyumaya çalış, uyanıp işe git, her gün alışveriş yap (bu ürün gelecek hafta kim bilir kaç lira olacak kaygısı); indirim takip et, daha çok indirim takip et, her gün yeni sitelerden alışveriş yap şeklinde geçiyor 24 saatim.

Bu yazıyı yazmaya belki 1 saat önce başladım: ev bahsi açılınca tekrar sahibindene girip 2 ev daha baktım, 2 emlakçı ile randevulaştım , kendi ilanımı güncelledim, tavşanların nakliyesi için otobüs firmalarını aradım. Bence bunlar hiç normal değil. İşlerin böyle sürüncemede kalması.

Oysa son günlerden birkaç an paylaşacaktım. Tarihe notlar düşecektim. O zaman başlıyorum:

Nurhan teyzemin iç dünyasını yansıtan harika bir fotoğraf.
Kapağıyla tam bir yaz kitabı izlenimi bıraksa da öyle değil. Olive ismindeki karakterin etrafında örülen bir dünya var , 13 hikayeyle anlatılan. Çok başarılı buldum yazarı, İmge’de rastgele karıştırdığım bir kitap, almadan edemedim.
Max geldi. Kocaman bir adam olmuş. Sesi değişmiş, bıyıkları çıkmış. VR denen icattan getirdi oğlanlara. Kollarını sallayıp duruyorlar yüzlerinin yarısını kapatan gözlüklerle.
Teyzemler burada iken eşimin kuzenini davet ettik, havanın aşırı sıcak olduğu günlerdi, sağolsun teyzoşlarım hazırladı her şeyi, bize de afiyetle yemek düştü. Fotoğrafı kuzen paylaşmış.
Kuzenin objektifinden bizim site, karşımızda kalan taraf.
Bilsem’in yaz okuluna götürdüm çocukları, geçen senenin aynısı diyorlar ama ekransız her dakika kıymetli. Derdim o, bir şey öğrensinler filan değil.
Beyler tekneden heveslerini aldılar, bakım bahanesi ile karaya çıkardılar tekneyi, bu yaz henüz açılamadık. Satışa da koyduk bakalım.
Dereköy’de bir hastane arkadaşları buluşması yaptık. Böyle bir hizmet varmış, bastırıyorsun parayı bahçende cağ kebabı yapıyorlar.
Genç Volkan Konak diyebileceğim Koray Avcı’ya bayıldık. Çok güzel bir geceydi. Hem de Ergün Şenlendirici klarnet çaldı ve ben mest oldum.
Aşırı yüksek hoparlörlerin verdiği rahatsızlığı saymazsak Hakan Altun’u da beğendik . İyi ki gitmişiz. Biraz tatsız olsa da bazı şeyler saf mutluluk yok , anladık artık bunu.

Ve izlediklerimden bir demet:

Aşırı medeniyetten kafayı yemiş , af edersiniz ama gerizekalı bir polis ekibi çocuk tacizi temalı bir olayı çözmeye çalışıyor. 40 derece sıcak Bodrum’da buzlarla kaplı bir ülkeyi izlemek hoşuma gitti ama kardeşim cinayet büro polisinin silahının bagajda bir kasada kilitli olması ve kullanmak için merkezi arayıp kasa şifresi istemesi nedir Allah aşkına?
Bir grup beceriksiz de burada, İngiltere’de. Silah kullanamayan, burnunun ucundaki suçluyu yakalamak yerine arkasını dönüp kaçan polisler. Behzat Ç izleseler bir sezon herhalde düşüp bayılırdı bu dizlerin senaristleri. 8 bölüm boyunca antidepresanların insanlığın sonunu getireceğini anlatmışlar ama ah o İngiliz aksanı yok mu? Onun hürmetine izledim.
Obsession ismindeki bu güzide dizi de İngiliz yapımı. Gelinine aşık olan kayınpeder temalı. Acayip sahneler var, aileyle izlemeyin 🙂
Aşk Taktikleri filmlerini ben çok sevdim. Yormadan, germeden, fıstık gibi kızlar, taş gibi adamlar -Şükrü Özyıldız beni benden aldı- , mis gibi mekanlar, sahiller, zenginlik, romantizm… Umarım 3. yü de çekerler. ”Yaşamak güzel şey ve bu kadar ağır olmayabilir” dedirtiyor bana bu yapımlar. Bir şekilde iyi geliyor. Karamsarlıktan öleyazdığımız şu tuhaf aylarda bundan daha değerli ne var?

Kalın sağlıcakla a dostlar, yarın 1 ağustos. Gelsin bakalım.

TÜM YORUMLAR

  • Tam yaz gibi bir yaz dedirtiyor yazı. 🙂 Misafirler, çocuklar, biraz kitap, biraz izlemeler… Ne hoş. 🙂

    Huriye Ağustos 14, 2023 9:51 am Yanıtla
    • Yaz gibi ya değil de ”Kış gelsin” dedirten bir yaz benim açımdan . Yazı sevmeyip Egede yaşamak da benim tuhaflıklarımdan biri.

      Aydınlık Yüz Ağustos 15, 2023 10:15 am Yanıtla

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir