Olive Kitteridge, Kitap Yorumu

Ağustos 3, 2023
110
Views

”Şükürler olsun, gerçek bir roman okuyorum” dediğim saklı bir hazine buldum. Geçen gün İmge Kitabevinde dolanırken kapağı dikkatimi çektiği için masama götürdüğüm Olive Kitteridge benim için tatlı bir sürpriz oldu. Kitapçıdan kitap al(a)mama prensibime boş verip satın aldım (110 lira; her şeye bir sıfır ekledik 2 yıl içinde)

Amerikan taşrasında, bir sahil kasabasında yaşayan Olive ismindeki bir kadının otuz yıllık yaşamına tanıklık ediyoruz ( Kitteridge de soyadı) fakat 13 ayrı bölümde başka başka karakterler de bize eşlik ediyor. Küçük bir yerde yaşayan Olive matematik öğretmeni, bir oğlu ve yumuşak tabiatlı, uysal bir kocası var. Dobra, huysuz, bildiğinden şaşmayan, etrafını ürküten bir insan.

Elizabeth Strout’un diğer kitaplarını da okuyasım var.

Ben kitabı çok beğendim, dünyanın neresinde olursa olsun kadınların aynı hikayelerden muzdarip olmasını, bir evlat ve koca etrafında ördüklerini sandıkları kozanın aslında hiç olmadığını, o kozanın kocaman bir yanılsama olduğunu anlamak için 40 yıl beklemek gerektiğini, matematik öğretmeni bile olsan uçağa binip büyük şehre gitmekten ürkebileceğini, yalnızlığın en büyük dert olduğunu , huysuz ve aksi bir kadın olsan dahi boş bir evde bomboş durmaktan ödünün kopacağını çok güzel, dantel gibi ince ince detaylarla anlatmıştı.

Evin tek çocuğu Christopher’in büyümesi, evlenmesi , karı-kocanın yaşlanması , komşularının başına gelenler derken öyle çok dramatik olaylar, heyecanlı bir kurgu yok fakat yaşamın ta kendisi gibi, usul usul akan günleri, bir kadının değişimlerini, oğluyla / kocasıyla kurduğu ilişkiyi anlatışı çok hoşuma gitti. Yazar Beni alıp Crosby kasabasına götürmeyi başardı

”Henry, Denise’le kocasını karavanlarında birbirlerine köpek yavruları gibi sokulmuş bir halde canlandırdı zihninde; bu hayallerin onu neden böyle, sanki içine altın akıtılıyormuşçasına mutlu ettiğine kendi de anlam veremiyordu.” s.13

”Henry emekli olsa da hala erkenden kalkıyor ve sabah saatlerinin günün en sevdiği vakti olduğunu, dünya sanki onun saklı düş bahçesiymiş gibi hissettiği eski sabahları anımsıyor.” s.7

” Yıllar sonra ilk defa Tanrı’yı düşündü; Tanrı çoktan rafa kaldırdığı bir kumbaraydı onun için, şimdi onu koyduğu yerden alıp yeni bir gözle tekrar inceliyor gibiydi.” s.109

”Doktorun geniş ahşap masasının karşısında otururken ona yakın zamanda evliliğini sonlandırabileceğini itiraf etti. Doktor usulca ‘Hayır, hayır, bu sana iyi gelmez’ dedi ama Harmon’un zihninde yer edecek olan bu ikaz değil, bunu söylerken doktorun vücudunun hareketleri, durup dururken önündeki dosyaları karıştırmaya başlaması, nedense Harmon’dan uzaklaşma ihtiyacı duyması olacaktı. Doktor, Harmon’un bilmediği bir sırrı biliyordu sanki; hayatların da kemikler gibi iç içe geçtiğini, onları birbirinden ayırırsan bu kırıkların asla iyileşmeyeceğini biliyordu. ”’ s.129

”Olive yalnız kalmayı sevmiyordu. İnsanlarla beraber olmayı ise hiç sevmiyordu.

Daisy Foster’ın küçük yemek odasında oturup çayını yudumlarken tüyleri diken diken oluyordu. ‘Bugün o korkunç yas grubunun toplantısına katıldım’ dedi Daisy’ye. Öfke durmanın normal olduğunu söylediler. Off, bu insanlar ne kadar salak. Hayır, ne demeye öfke duyacakmışım ki? Böyle şeylerin er geç başımıza geleceğini biliyoruz. Herkes uykusunda ölüp gidecek kadar şanslı değil. ”

Aslında olay şundan ibaretti: Olive kimseye katlanamıyordu. Birkaç günde bir postaneye uğruyor ama buna bile katlanamıyordu. Emily Buck onu her gördüğünde halini hatrını soruyordu. Olive buna gıcık oluyordu.

Oğlu haftada bir arıyordu. Senin için ne yapabilirim oğlum diye sorarken aslında şu annen için bir şeyler yapsana diyesi geliyordu. ” s.183-184

Oyuncu seçimi mükemmel olmamış mı? Dizisini de yapılmış hem de HBO tarafından! Demiştim ya saklı bir hazine buldum, haklıymışım. Ayrıca Onedio bir içerik hazırlamış . Bakmanızı tavsiye ederim.

Yazarın Türkçe’ye çevrilmemiş kitapları.
Etiketler:
·
Kategori:
Günlük · Kitap Yorumu

TÜM YORUMLAR

  • Penguen kitabevinde yüzde 45 indirimli bulup almıştım, iyi ki de almışım Oliver Kitteridge’i 🙂

    Serpil Ağustos 3, 2023 11:35 pm Yanıtla
  • Kitabı görmüş ama hiç merak etmemiştim, mutlaka detaylı bakacağım. 🙂

    Huriye Ağustos 14, 2023 9:47 am Yanıtla
  • hep elime alıp bıraktığım bir kitaptı. ama almıştım 🙂 doğru bir seçim yapmışım. tüm yazıyı okumadım. heyecanı kaçmasın diye. başını sonunu okudum.
    tanıştığıma çok memnun oldum. sevgiler. sizi takibe alabileceğim bir yer bulamadım . instagramdan takip edip yazılarınızı okurum o halde.

    ZEYNEP Ağustos 24, 2023 3:14 pm Yanıtla
    • Aaaa takip butonu çıkmıyor mu? Çok sevindim uğramanıza, teşekkürler.

      Aydınlık Yüz Ağustos 27, 2023 12:07 am Yanıtla

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir