Elektrikli Araçla Tek Başına Uzun Yolculuk Yapmak

Temmuz 10, 2024
5
Views

Kurban Bayramı ve akraba düğünleri vesilesiyle Düzce’deydim.  Hava sıcaklığının 10 derece daha düşük olması ve klimasız yaşamak iyi gelince iznimi bir hafta daha uzatıp 15 güne tamamladım. (Sıcaklık gündüz 30 derece civarında olsa da sabahlar ve akşamlar serindi. Gece uzun kollu pijama giyip pike örtünerek yattım . )Bir gün dahi olsa Bodrum yazını kısaltmak benim için elzem.

Bu yazıda seyahat detaylarından daha çok elektrikli araçla uzun yol deneyimimi anlatmak istiyorum.

Bir yıldır MG4 elektrikli otomobil kullanıyoruz. Evinizden şarj edebiliyorsanız şehir içi kullanım için çok avantajlı; yakıt masrafını dörtte bire düşürüyor. Faturada ciddi bir fark yaratmıyor. Tam şarjla 300-350 kilometre yol gidebiliyorsunuz  ama bir apartmanda yaşıyorsanız şarj istasyonuna gitmeniz gerekeceği için pek pratik olmayabilir.

Bir kere bu iş genç işi. Her şey cep telefonundaki uygulamalar üzerinden hallediliyor. Teknolojiyle aranız iyi değilse işiniz zor.

Şarj istasyonu sıkıntısı yok. Neredeyse adım başı şarj noktası var, giderek de artacak belli ki ama benzin istasyonu rahatlığı yok elbette. Benzinciler tabelalarıyla kendilerini bir kilometre uzaktan belli ediyor ama elektrikli aracınız varsa Plug Share uygulamasından şarj noktasını bulmanız lazım.

Hem Bodrum’dan hem Düzce’den  – uyku tutmadığı için- 05.00 olmadan çıktım. Başlangıçta gözüm korktu. Ya beklemediğim bir aksilik olursa ya şarj cihazları çalışmıyorsa gibi senaryolar aklıma geldi ama önceki İzmir yolculuklarım ve ilk molayı vereceğim Söke’deki istasyon deneyimimden cesaret alıp yola koyuldum. Emre hemen uyudu, Eren bir süre uyanık kalıp ”Babam olmadan yapamayız bu yolculuğu” dedikten sonra uyudu.

Gidiş-dönüş yolculuk toplam 22 saat sürdü. Giderken 5 , dönerken 3 kez şarj molası verdim ama bazıları sadece 10-15 dakika sürdü.  Notlarım şöyle:

 

  • En kolay sistem ZES. Uygulamayı aç, kabloyu arabaya tak ve Başlat’a dokun. Bir istasyonda başlata bile dokunmadım, kabloyu bağlar bağlamaz şarj olmaya geçti.
  • Hızzlan ve Trugo uygulamalarını da kullandım fakat Hızzlan sürekli güncelleme istiyor, Trugo’nun karekodunu okumadı ve elle kod girişi yaptım, ayrıca Trugo^nun kablo-soket aksamı çok ağır. E-şarj ve adı aklıma gelmeyen başka uygulamalar da var . Prensip hepsinde aynı; uygulamayı telefonuna indiriyorsun, kimlik ve araç bilgilerini giriyorsun, kredi kartını kaydediyorsun. Uzun süre kullanmadıysan güncelleme yapıyorsun.
  • Şarj için durduğunuzda çay-kahve molası da verirseniz süre uzuyor yoksa yüzde 20-30’dan 90-100’e çıkması maksimum 30-35 dakika sürüyor.
  • Uzun yola çıkmadan önce kaç saat yolculuk yapacaksanız ona göre mutlaka bir planlama yapmanız lazım. Ortalama 2-2.5 saatte bir durmanız gerekiyor ve rotayı bilirseniz çok daha konforlu hissediyorsunuz. Otoban üzerindeki bütün Oksijen noktalarında şarj istasyonu bulunuyor ama şehir içlerinde mutlaka  planlı olmak lazım.
  • Benzinli araçlara göre çok daha sessiz ve konforlu yolculuklar oldu. Motor sesi ve titreşimi olmaması, hızı sabitleyip ayaklarımı serbest bırakabilmek, aracın kendi kendine hızlanıp-yavaşlaması çok az yorgunlukla yolu tamamlamamı sağladı.

 

Sonuç olarak göz korkutacak bir durum yok. Elektrikli araçla uzun yolculuklar da mümkün ve konforlu. 10 saatlik bir rota için  1.5 saat şarj süresi ekliyorsunuz; hepsi bu.

Şarj %9’a düşene kadar beklememek lazım. Bir noktadan sonra daha hızlı bitiyor ve ekranda yazan kilometre değişiyor. %20’ye düşünce şarja takmak en iyisi.

 

Kategori:
Genel · Günlük

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir