Kişisel Gelişim Kategorisinde -Bence Mükemmel- 15 Kitap

Ocak 19, 2023
25
Views

Instagramdaki kullanıcı adım ”Önüm Arkam Kitap” . Bu ismi kullanma sebebim hakikati yansıtıyor olması. Çalışma masamda 3, camın önünde 5, çantamda 2, başucu komodinlerinde 10-12 kitap var an itibariyle. Bunların en az üçte biri kişisel gelişim kitabı. Yıllardır böyledir bu; Türkçe basılmış kitaplardan okumadığım yok denecek kadar azdır. Elbette kişisel gelişim kitabından kastım şunlar DEĞİL !

30-40 yaşlarındaki beyaz yakalı, şehirli kadınlara hitap eden bu kitaplar çok satıyor. Sıcak- Soğuk başlıklı olanı Penguen’de epeyce karıştırdım . ”Kendini şımart, kendini ezdirme, hayatının sahibi sensin, sabahları badem sütüyle yüzünü yıka, akşam küveti doldur, şarabını aç, güzel müzikler eşliğinde dans et” şeklinde sayfalar dolusu önerisi var yazarın. Alasım gelmedi diyemem ama günün sonunda hiçbirini yapamayacağımı adım gibi biliyorum.

Benim kişisel gelişim kategorimde daha çok psikoloji-psikiyatri uzmanlarının, aile danışmanlarının ya da bu işlere ciddi emek vermiş olanların kitapları yer alıyor.

Kişisel gelişim kategorisi en çok sömürülen kategoridir bana göre. Herkes psikolog, herkes insan sarrafı sayar kendini. Boşanma veya çocuk doğurma hikayesini sayfalarca yazarak kanaat önderi olmaya soyunur pek çok insan ama inanın bana bu alanda yazılmış öyle kitaplar var ki okumamak büyük kayıptır. Yazan elleri öpesiniz, önlerinde saygıyla eğilip düğmelerinizi ilikleyesiniz gelir.

Hoşlanmadığınız yönleriniz, alışkanlıklarınız varsa, içsel olarak sıkıntılı hissediyorsanız, hep aynı sorunlara takılıyorsanız benim listemdeki kitaplardan fayda göreceğinizi düşünüyorum. Yazmayı unuttuğum ya da ilk sıralara koyamadığım kitaplar için KİTAP YORUMU kategorisine bakabilirsiniz.

20 yıldır okuduğum yüzlerce kitaptan işime en çok yarayanların, arada bir açıp okuduklarımın, başucumda duranların içinden seçtiğim 15 kitaplık listeyi ve her kitaptan bir-iki cümlelik alıntılarımı gururla sunuyorum:

  1. Yetenekli Çocuğun Dramı
  2. Hayatı Yeniden Keşfedin
  3. İyi Hissetmek
  4. Belirsizlik ve Değişimle Birlikte Güzel Bir Hayat
  5. Yaşam Koçluğu
  6. Sevgiyle Hayır Diyebilmek
  7. Olgunlaşmamış Ebeveynlerin Yetişkin Çocukları
  8. Boş Ayna
  9. Çocuklukta Duygusal İhmalin İzi: Çözümler
  10. Akıllı Bir Kalple Duygusal Okur Yazarlık
  11. Daha Sade Bir Hayat
  12. Ruhların Yolculuğu
  13. Şiddetsiz İletişim
  14. Zor Bir Ailede Büyümek
  15. Öfke Dansı
”Anne kollarında tuttuğu bebeğine bakar, bebek dosdoğru anneye bakar ve bu yüzde kendini bulur. fakat annenin bu sırada sadece küçük, emsalsiz, aciz yavrusunu görüyor olması; çocuğuna kendi beklentilerini, korkularını , planlarını yansıtmaması koşuluyla. İkinci durumda bebek kendini değil, sadece annesinin ‘yoksunluğunu’ bulur ve kendini yansıtacağı aynadan mahrum kalır.”

”Var olanlarsa çocuklardır
zeki, uyanık, dikkatli, çok duyarlı, hep el altında, kullanılmaya hazır, herşeyden önce şeffaf ve güvenilir, kolayca yönlendirilebilir varlıklar.”
Kısa yoldan 3 madde sunmuş bize ki çok hoşuma gitti; yaşı kaç olursa olsun şunları yapın diyor.
Daha fazla konuşun
Daha meraklı olun, daha çok soru sorun
Daha fazla duygu kelimesi kullanın
Bunlar dışında çocuğunuzu gözlemleyin ve notlar alın, bu notlarla ilgili ona ger bildirim verin (yargı ve eleştiri yok) , çatışmaktan korkmayın, talepte bulunması için teşvik edin gibi öneriler var.
‘Benliksiz olmak ‘ kavramı ile tanıştığım, şahane ötesi bir kitap. Eğer elinizde yoksa hemen alın. O kadar diyorum.
Anne-Baba ile Yüzleşme nasıl olmalı, ne içermeli:

Sana daha önce söylemediğim bazı şeylerden bahsetmek istiyorum cümlesiyle başlamalı ve 4 noktaya temas etmeli:
1. Senin bana yaptıkların bunlar.
2. O zaman kendimi böyle hissettim.
3. Yaşadıklarım hayatımı bu şekilde etkiledi.
4. Şimdi ihtiyacım olan bu.
Şema kavramı ile ilk kez tanıştığım bu güzel kitap benim için bir milat oldu. belirsiz ve karanlık ”çocukluğunuza inelim” den çok farklı bir bakış açısı kazandırdı. Zaten üşenmeyip neredeyse bütün kitabı özetlemişim.

Danışanlarımızın neredeyse yarısında kusurluluk birincil şemadır.

” Kendinizi ‘değerli olma’ iddiasından hemen uzaklaştırın ve tekrar ölçmeye de kalkmayın. Dolayısı ile değersiz olma korkusu da yaşamayın. Değerinizi çöp tenekesine fırlatın. Bunun yerine şimdi ve burada yaşamaya odaklanın. Yaşamda karşılaştığınız sorunlar neler? Onlarla nasıl baş edersiniz? Olaylar burada olup biter; DEĞER gibi ulaşılamaz bir serap içinde değil !
Değerli olmayı yakalamaya çalışmak yerine tatmin, zevk, öğrenme, beceri, kişisel büyüme ve yaşamınızdaki diğer kişilerle iletişim konularını hedefleyin.” s.335- 333

”Eski kocamla ilgili bir rüya görmüş ve çok sinirlenmiştim. Uyandığımda bir gün önce yaşadığım bir olayı düşündüm ve tekrar sinirlendim. Dikkatimizi vermemiz gereken şey filmimizin içeriği değil projektördür. Acımızın kaynağı yazdığımız hikaye değildir; bu hikayeyi yazma eğilimimizdir. Kendimize acımak, kıskanmak, öfkelenmek gibi eğilimlerimiz, alışkanlık haline gelmiştir, çok iyi tanıdığımız bu duygusal tepkiler sürekli suladığımız ve beslediğimiz tohumlar gibidir. Ancak her durduğumuzda ve esas enerji ile anda kaldığımızda bu eğilimleri pekiştirmeyi bırakır ve kendimizi yeni olasılıklara açmaya başlarız.” s.26

Basit sandığımız konularda; mesela her sabah 5 dakikayı o günün / haftanın önemli işlerini sıralamaya ayırmak, bir işi tamamlamadan bırakmamak, söz vermemek gibi harika öneriler veren bu kitabı öneririm. Şimdi baktım, kitantik.com^da ikinci el olarak satışı var.

ӂocuklar duygusal yoksunlukla
başa çıkmak için iki yola sahiptir. Sorunlarını içselleştirmek  ya da  dışsallaştırmak. İçselleştiren çocuklar,
sorunları değiştirmenin onlara bağlı olduğuna inanırlarken, dışsallaştıranlar bu değişimi başkasının yapacağına inanır. S.120

”Eğer bir içselleştirici iseniz, başkalarının iç
dünyalarına karşı  nasıl bu kadar tetikte olduğunuzu merak edebilirsiniz. Dışsallaştırıcılara
davranışlarının bir sorun olduğu söylenirken, içselleştiricilere kendi
doğalarının bir problem olduğu mesajı verilir.” s.137
” Anne narsizminin hakim olduğu bir ailede büyüdüyseniz, yetişkin olarak her gününüz doğru şeyi yapmak ve iyi bir kız olmak için çabalamakla geçer ” s.45

”Aile dediğiniz müessese ne kadar sevgi dolu ve şefkatli bir topluluk olsa da aslında her bir
ferdinin kendi bireysel bütünlüğünü savunmak zorunda kaldığı karmaşık bir iktidar sistemidir;
bu önemli sistem için gerekli olan anahtar kelime ise hayırdır” s.82

Pratik yapmamız gereken ilk şey yorum yapmadan eylemi söylemek ve sonucunda hisssettiğimiz duyguyu ifade etmek:
”Telefonu aniden kapattığında kızdım”
” Yemek yerken telefonuna/ gazetene baktığında üzülüyorum ve sinirleniyorum”
Herhangi bir yorum yapmamak, eylemlere kaba/ düşüncesiz gibi ifadeler eklememek, akıl okumamak (Beni önemsemediğini hissediyorum dememek , sadece sinirleniyorum demek gibi) çok çok önemli.
Biz alıcı durumunda isek yani bize birisi ”Şunu yaptığın için çok kızdım, üzüldüm” gibi bir şey söylüyorsa kesinlikle ilk tepkimiz reddetmek, özür dilemek, kendini savunmak, aslında öyle değil gibi şeyler söylemek OLMAMALI. Dikkatle dinlemek ve duyguyu anladığını gösteren bir jest yapılacak ilk şeydir. Özür ve savunma daha sonra gelebilir. (s. 112)
Çocukken, gece siz arka koltukta uyuklarken, anne babanızın arabanın ön tarafında fısıltıyla konuştuğunu hatırlar mısınız? Hissettiğiniz şey bir koza içinde olduğunuzdu. Büyüklerin bazı endişeleri vardı ama size uzaktı ve her şey yolundaydı. Güvendeydiniz çünkü dönüp sizden arabayı kullanmanızı istemeyeceklerini bilirdiniz.
Çocukları yetişkin sohbetine dahil etmek onlarla ”paylaşmak” değildir. Paylaşmak eşit ve karşılıklı bir değiş-tokuş demektir ve bir çocuk bunu temin edemez. Şu yol tabelasını unutmayın: Köprü yoldan önce buzlanır! Köprü donmaya karşı dayanıksızdır çünkü zemini yoktur. Oysa yolun altındaki toprak gerekli zemini ve ısıyı sağlar. Aynı şekilde çok fazla bilgi de çocuğu dondurabilir.
”Bizler maddesel ve ruhsal dünyada yaşam süren ilahi fakat noksan varlıklarız. Uzay ve zaman vasıtasıyla her ikisi arasında mekik dokumak ve bu paralelde kendi kendimizin efendisi olmayı ve bilgi edinmeyi öğrenmek bizim kaderimizdir.”
”Asırlardır sevecen kadın imajı, başkalarını gözetme uğruna kendini feda etme , kendi ihtiyaçlarını inkar etme üzerine kurulmuştur. 

Bir atölye çalışmasında bu tür kalıplaşmış tutumları tartışıyorduk. Bu kalıplar içinde düşünmeye alışmış bir kadın bir şey isteyeceği zaman bunu, hem bir şey istemeye hakkının olmadığına inandığını gösterecek hem de ihtiyaçlarının önemli olmadığı izlenimini bırakacak biçimde konuşacaktır. Basitçe çok yoğun bir gün geçirdiğini, kendine zaman ayırmaya ihtiyacı olduğunu söyleyemez. Bunun yerine şöyle der: Biliyor musun bütün gün kendime bir dakika bile ayıramadım. Bütün gömlekleri ütüledim, haftalık çamaşırları yıkadım, köpeği veterinere götürdüm, toplantı için sitedeki herkesi aradım.” Kadının sızlanmaları dinleyende şefkat yerine direnç uyan
dırır. ”

Birkaç yıl önce şöyle bir yazı yazmışım: Beni En Çok Etkilemiş 22 Kitap. Yukarıdaki listeden altı kitap bu listede de yer almış . Kurtlarla Koşan Kadınlar, Hastalık İyileşmeye Giden Yoldur, Kardeş Rekabeti gibi bana çok yol aldırmış nice kitabı da koysam bu yazı çok uzayacaktı. O yazıda bahsetmişim neyse ki.

İyi ki kitaplar, şiirler, şarkılar var.

Ah.. Ağladım ilk dinlerken. Nasıl bir orkestra, nasıl bir yorum, nasıl ilahi bir güzellik..

TÜM YORUMLAR

  • Çok teşekkür ederiz, eline sağlık Elif Hanım.Çok faydalı bir yazı olmuş.Sevgiler…
    Ayşe

    ayşe Ocak 20, 2023 9:57 am Cevapla
    • Uzun zamandır aklımdaydı bu yazıyı yazmak. İnşallah okuyanı çok olur.

      Aydınlık Yüz Ocak 20, 2023 10:10 am Cevapla
  • En çok sömürülen kategori olduğu doğru ama ben bu kategoriye çok sıcak yaklaşamıyorum niyeyse…

    Huriye Ocak 20, 2023 11:31 am Cevapla
  • okuyanı çok olsun elif hanımcım. çok sağolun. daha ne yapacaksınız bu vatana millete. iyiki varsınız. şarkı ne içli elif hanımcım. benim de içli içli ağlamam gerekirdi normalde. aşk diye diye kendimizi taştan ağaca vurduk. kırk yaş tecrübesi deveye diken insana ….. yaranırmış:)) ne halleri varsa görsünler. ortaokul çocuklarım, ‘gitme burdan’ diye avaz avaz antidepresan şarkısı söylüyor. kızıma bu aşk meşk işlerinin sonu bi b*k değil diye öğretmek istiyorum. Dr redbull u izliyor musunuz. tamamen işi, al gülüm ver gülüm kampanyasına indirgiyor. haklı olduğu taraflar da var gibi.

    aliye Ocak 20, 2023 5:13 pm Cevapla
    • Dr. Redbull ? Hiç duymadım. Bakacağım.
      Aşk-meşk bizimki gibi karşı cinsi putlaştırmak zorunda kalanların işi sanki.Ne dersin?

      Aydınlık Yüz Ocak 21, 2023 10:54 am Cevapla
  • Dr Redpill ya sorry, otomatik düzeltti sanırım. Kendisi plastik cerrah, kadın erkek ilişkikerini anlatıyor. Kadınları pek kötü anlatıyor genelde. Doğalarının öyle olduğunu savunuyor. Mesela, kadınlar bitiş çizgisinde bekler, olmuş erkeği ister. Üremek için en iyiyi bulmaya çalışır…filan üzerine. Alfa erkek nasıl oluru filan anlatıyor…
    Hiç onun anlattığı gibi bi kadın olmadık o ayrı, gayet saf ve beklentisizdik.

    Aliye Ocak 21, 2023 6:30 pm Cevapla
    • Biraz baktım sen yazınca; bir kere bizler adamın ”Çok nadir de olsa iyi kadınlar var” dediği gruptayız yani aranıp da bulunamayacak cinsteniz ama değerimiz bilinmediği zaman kendimizde hata var sanıyoruz.

      Aydınlık Yüz Ocak 24, 2023 4:24 pm Cevapla
  • İlla birine aşık olup, hayatımızı onun ayaklarına paspas olarak geçirmeliyiz, olarak şemalandırdık ilk gençlik yıllarımızda bence hayatımı(zı). Öylesini doğru sandık. Şimdi o da insan ben de insan olarak görüyorum.

    Aliye Ocak 21, 2023 6:34 pm Cevapla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir